Escarus

Enerji Verimliliğiyle Gelen Enerji Dışı Faydalar

Paylaşım TarihiEylül 25, 2018

Enerjiyi verimli kullanmak bütün modern ekonomilerde temel arayış ve odak noktalarından birisidir. Gelişmiş ülkelerin pek çoğunda bu arayışlar güçlü politika araçlarıyla desteklenmekte ve konu da vatandaşlar tarafından içselleştirilmektedir. Gelişmekte olan ülkelerde ise, rekabetçiliğin artırılabilmesi için enerjiyi verimli kullanma yolunda çabalar belli bir düzeyde sürdürülmekte, inişli çıkışlı bir seyir izlemektedir. Tasarrufların düştüğü, büyümenin konvansiyonel seyrinden uzaklaştığı dönemlerde, gelişmekte olan ülkelerde enerjiyi verimli kullanmak yönündeki arayışlar genellikle kuvvetlenmektedir.

Hane halkı tasarruflarına olumlu katkı yapması, düşen maliyetlerle sanayi tesislerinin rekabetçiliğini artırması, ülkenin enerji arz güvenliğinin yükseltilmesine ve cari açığın düşürülmesine destek sağlaması enerji verimliliğinin bilinen başlıca faydalarıdır. Bununla birlikte, enerji verimliliğinin enerji kullanımı/tüketimi haricinde oluşturduğu birtakım ek faydalar da mevcuttur. Bu yazıda, “enerji-dışı faydalar” (non-energy benefits) olarak bilinen dolaylı katkılara kısaca değinilecektir.

Enerjiyi daha verimli kullanmak için yapılan herhangi bir yatırımın, iyileştirmenin, değişikliğin genellikle enerji tasarrufu dışında birtakım başka faydalar da sağladığı görülür. Örneğin bir binanın dış kabuğuna mantolama yapıldığında, öncelikle binadaki ısıtma ve soğutma yükü ihtiyaçları düşer. Bu bina konut amaçlı bir bina ise, binada kışın kömür/doğal gaz ihtiyacı, yazın ise (soğutmanın klimayla yapıldığı varsayılırsa) elektrik talebi azalır. Beklenen başlıca faydalar bunlardır ama sağlanan faydalar bunlarla sınırlı kalmaz. Bir kere ısı değişikliklerinin genliği düşeceği için, yani ani ve şoklayıcı ısı değişimleri çok azalacağı için binanın kullanım ömrü uzar. Ayrıca binanın soğuk kesitlerinde meydana gelen nemlenme ortadan kalkar. Bu ise her katın boya ihtiyacını azaltır; ayrıca, mikroorganizma üremesine bağlı hastalıkları engelleyerek olası sağlık maliyetlerini düşürür.

Bir başka basit örnek de herhangi bir tesiste yapılabilecek aydınlatma ekipmanı değişikliğidir. Aydınlatma için daha verimli lambalar kullanıldığında, aynı miktar aydınlatma ihtiyacı için daha az elektrik tüketilmesinden dolayı doğal olarak bir enerji verimliliği sağlanır. Ek olarak, daha verimli -diyelim ki LED lambalar- daha uzun bir ömre sahip oldukları için, ömür boyu maliyet (life cycle cost) de düşer; çünkü eski sistemde -diyelim ki halojen- lambanın 5.000 saat sonrasında yenilenmesi gerekirken, yeni durumda bu süre 20.000 saat olur. Ama sağlanan tasarruflar bununla sınırlı değildir. Her şeyden önce montaj maliyetleri düşer, bakım giderleri azalır. Üstelik ışık üretimi esnasında dışarı çok az ısı verildiği için, dar/kapalı alanlarda ilâve soğutma ihtiyacı meydana gelmemiş olur.

Buhar ve sıcak su hatlarının yalıtımlarına yönelik yatırımlar da enerji dışı faydalar için çok açıklayıcı bir örnektir. Buhar ve su hatlarındaki kaçakların önlenmesiyle, aynı miktar iş için daha az enerji üretimine ihtiyaç duyulur, çünkü yalıtım sonrasında kaçaklar sebebiyle kaybedilen enerji tasarruf edilmiş olur; işin enerji verimliliğiyle ilgili kısmı budur. Bu şekilde üretilecek enerji ihtiyacı düşünce, kazanda kullanılacak su ihtiyacı da azalır. Dolayısıyla suyu şartlandırma esnasında harcanan kimyasal (ve varsa) enerji de azalır. Ayrıca sızıntı ve kaçaklardan kaynaklanan iş güvenliği kazaları düşer, dolayısıyla işgücü kaybı maliyeti ve sağlık giderleri de azalmış olur.

Özetlenerek söylenecek olursa, enerji dışı faydalar çok çeşitli biçimlerde ortaya çıkabilir. Farklı çalışmalarda tespit edilen enerji dışı faydaları aşağıdaki gibi başlıklandırmak mümkündür:

  • Birim zamandaki üretim miktarlarında artış
  • Ürün kalitesinde yükselme
  • Ekipman performanslarında iyileşme (daha düşük sayıda arıza)
  • Ekipman ömürlerinde uzama
  • Daha yüksek ortam konforu (düşük gürültü, gelişmiş hava kalitesi, optimal ortam sıcaklığı, uygun aydınlatma, vb.)
  • Daha yüksek sıhhi şartlar (nem, gölgelenme, vb.’de iyileşme)
  • Azalan iş kazaları ve yükselen iş güvenliği
  • Sağlık giderlerinde azalma
  • Atık (kirli su, kül, baca emisyonu, ürün atığı, vb.) miktarında düşüş ve daha iyi atık yönetimi

Yukarıda sayılan faydaların bir kısmının çeşitli yöntemlerle sayısallaştırılması mümkündür. Literatürde bu konuda farklı örnekler bulunmakla birlikte, mali açıdan 1 birimlik enerji verimliliği faydası sağlandığında, en düşük durumda 1 birimlik de enerji-dışı fayda elde edilmektedir. Sayısallaştırmanın mümkün olduğu durumlarda “enerji dışı fayda/enerji verimliliğinden sağlanan fayda” oranının 3/1’e kadar çıkabildiği görülmektedir.

Enerji verimliliğiyle ilgili değerlendirmelerde enerji-dışı faydaların hesaba katılması, son yıllarda gelişmiş ülkelerde yaygınlaşan bir yaklaşımdır. Türkiye’de bu faydaların dikkate alınarak analizlerin yapılması, makul enerji verimliliği projelerinin sayısını artıracak ve bu projelerin hayata geçmesini kolaylaştıracaktır.

  1. Biyoteknolojinin Sürdürülebilirlik Üzerindeki Etkileri

Biyoteknolojinin sürdürülebilirlik üzerindeki etkilerini değerlendirirken, biyoteknoloji kullanımıyla ortaya çıkan sonuçları, mevcut tarımsal uygulamalar ve bunlarla ilişkili çevresel sonuçlarla karşılaştırmak önem arz etmektedir. Geleneksel tarım yöntemleri genellikle kimyasal girdilere dayanmakta ve bu da toprağın bozulmasına, su kirliliğine ve biyoçeşitlilik kaybına yol açmaktadır. Geleneksel yöntemler, aşırı hava olayları ve değişen ürün yetiştirme mevsimleri gibi iklim değişikliği kaynaklı etkilere karşı çoğunlukla savunmasızdır. Biyoteknoloji, bu zorlukları daha etkili bir şekilde ele alan çözümler sunmaktadır.14 Biyoteknoloji şirketleri, dayanıklılığı ve besin değeri artırılmış ürünler geliştirerek daha dayanıklı ve sürdürülebilir bir gıda sistemi için alternatifler önermektedir. Ayrıca, hassas tarım teknolojileri, çiftçilerin israfı en aza indirmesini ve kaynak kullanımını optimize etmesini sağlayarak tarımın çevresel etkisini azaltmakta ve tarımsal faaliyet karlılığını artırmaktadır.

Biyoteknolojinin çevresel etkilerinin ötesinde, insan sağlığı üzerinde de önemli etkileri vardır. Ürünlerin besleyici içeriğini geliştirmesi ve zararlı kimyasallar kaynaklı maruziyeti azaltması, biyoteknoloji ile geliştirilmiş gıdaların halk sağlığı açısından umut verici sonuçlar ortaya çıkarmaktadır. Örneğin, temel vitamin ve minerallerle zenginleştirilmiş ve böylece biyolojik olarak güçlendirilmiş mahsuller, dezavantajlı toplumsal kesimlerdeki yetersiz beslenme ve ilgili sağlık sorunlarına karşı mücadeleye yardımcı olabilmektedir. Uluslararası Tarımsal Araştırma Danışma Grubu’na (CGIAR) göre, 30’dan fazla ülke 15 milyon çiftçi hanesinin kullanımına sunulan biyolojik olarak güçlendirilmiş mahsulleri piyasaya sürmüştür ve diğer 16 ülke de bu mahsulleri araştırmaktadır.15 Benzer şekilde, kimyasal pestisitlere ve herbisitlere olan bağımlılığın azaltılması, gıdalardaki zararlı kalıntılara maruz kalma riskini azaltarak hem tüketicilere hem de tarım işçilerine fayda sağlayabilmektedir.

 

Şekil 4. Tarım İşçileri ve Dezavantajlı Nüfus16

Sonuç olarak biyoteknoloji, mevcut tarım uygulamalarının yarattığı çevresel etkilerin azaltılması ve sürdürülebilirliğin güçlendirilmesi açısından büyük bir potansiyel taşımaktadır. Biyoteknolojik yeniliklerden yararlanılmasıyla şimdiki ve gelecek nesillerin ihtiyaçlarının sürdürülebilir bir şekilde karşılandığı daha dayanıklı, verimli ve çevreye duyarlı bir gıda sistemi mümkün olabilecektir. Biyoteknolojik yeniliklerin insan sağlığı üzerindeki etkilerinin uzun süreli araştırmalarla test edilmesi, sağlanan faydaların haricinde herhangi bir olumsuz etkinin ortaya çıkıp çıkmadığının her aşamada ve çapraz kontrole tabi tutulması da önemini daima koruyan bir husustur. Daha yeşil, daha sağlıklı ve daha sürdürülebilir bir gelecek öngören bu vizyon; ancak iş birliği, yenilikçilik, kamu sağlığı konusunda yüksek hassasiyet ve sorumlu kaynak yönetimi konularının önceliklendirilmesiyle hayata geçirilebilecektir.

* İngilizcesi “Clustered Regularly Interspaced Short Palindromic Repeats” olan CRISPR, bir DNA dizilimleri kümesidir.

Dipnotlar:

1) Redman, M., King, A., Watson, C. (2016). What is CRISPR/Cas9? Archives of Disease in Childhood – Education and Practice, https://doi.org/10.1136%2Farchdischild-2016-310459

2) Lowenberg-DeBoer, J. (2003). Precision Agriculture and Biotechnology. Purdue University, Former Agricultural Economics Faculty, https://ag.purdue.edu/ssmc/newsletters/may2003_precisionagbio.htm

3) Vinh, Q. N. (2017). Şu adresten alınmıştır: https://images.pexels.com/photos/2132171/pexels-photo-2132171.jpeg?auto=compress&cs=tinysrgb&w=1260&h=750&dpr=2

4) Aggarwal, B. Rajora, N. Raturi, G. Dhar, H. Kadam, S.B. Mundada, P.S. Shivaraj, S.M. Varshney, V. Deshmukh, R. Barvkar, V.T. Salvi, P. Sonah, H. (2024) Biotechnology and urban agriculture: A partnership for the future sustainability, Plant Science, Volume 338, 111903, ISSN 0168-9452 https://0-www-sciencedirect-com.divit.library.itu.edu.tr/science/article/pii/S0168945223003205

5) Aggarwal vd., a.g.e.

6) Chee, P., Peng, T., Khan, M.K.R., Wang, B. (2023). Marker-assisted selection (MAS) in crop plants. Frontiers Media SA.58,https://www.google.com.tr/books/edition/Marker_assisted_selection_MAS_in_crop_pl/uxq0EAAAQBAJ?hl=tr&gbpv=1

7) Aggarwal vd., a.g.e.

8) Metamorworks (Ed.). (2020). Genetik mühendisliği kavramı. Tıp bilimi. Bilimsel Laboratuvar. Şu adresten alınmıştır: https://www.istockphoto.com/tr/foto%C4%9Fraf/genetik-m%C3%BChendisli%C4%9Fi-kavram%C4%B1-t%C4%B1p-bilimi-bilimsel-laboratuvar-gm1209831767-350233817?searchscope=image%2Cfilm

9) Aggarwal vd., a.g.e.

10) Chaurasia, A. & Hawksworth, D. & Pessoa de Miranda, M. (2020). GMOs Implications for Biodiversity Conservation and Ecological Processes: Implications for Biodiversity Conservation and Ecological Processes. https://link.springer.com/book/10.1007/978-3-030-53183-6

11) Holzinger, A., Keiblinger, K., Holub, P., Zatloukal, K., Müller, H. (2023). AI for life: Trends in artificial intelligence for biotechnology, New Biotechnology, Volume 74, P.16-24, ISSN 1871-6784, https://doi.org/10.1016/j.nbt.2023.02.001.

12) Farooq, S., Riaz, S., Abid, A., Abid, K., Naeem, M. A. (2019). A Survey on the Role of IoT in Agriculture for the Implementation of Smart Farming. IEEE Access. 7. 1-1. 10.1109/ACCESS.2019.2949703. https://ieeexplore.ieee.org/stamp/stamp.jsp?arnumber=8883163

13) Igor Borisenko (Ed.). (2020). Nem, sıcaklık, asitliğin aydınlatımı, gübre ve zararlıların insan müdahalesi olmaksızın veri toplama, elde edilen verilerin iletilmesi ve verimi artırmak için analizleri. Şu adresten alınmıştır: https://media.istockphoto.com/id/1218970790/tr/foto%C4%9Fraf/nem-s%C4%B1cakl%C4%B1k-asitli%C4%9Fin-ayd%C4%B1nlat%C4%B1m%C4%B1-g%C3%BCbre-ve-zararl%C4%B1lar%C4%B1n-insan-m%C3%BCdahalesi-olmaks%C4%B1z%C4%B1n-veri.jpg?s=2048×2048&w=is&k=20&c=eJSLBJE3U9L4hM4SyqwFiDWeeJTIdgcih5AQTOr30-s=

14) EPA. (2023). Climate Change Impacts on Agriculture and Food Supply. https://www.epa.gov/climateimpacts/climate-change-impacts-agriculture-and-food-supply

15) Sao, R. (2023). Crop Biofortification: Plant Breeding and Biotechnological Interventions to Combat Malnutrition. Advanced Crop Improvement, Volume 1., Springer, Cham. https://doi.org/10.1007/978-3-031-28146-4_7

16) Giraldo, O. (Ed.). (2022). Unrecognizable people working in a planting field. Şu adresten alınmıştır: https://media.istockphoto.com/id/1440799366/tr/foto%C4%9Fraf/unrecognizable-people-working-in-a-planting-field.jpg?s=1024×1024&w=is&k=20&c=42rGfaUqf_86KPcZVDsmpFVGfd8EAh6NNQ7OXrU2coc=

Dr. Kubilay Kavak

Dr. Kubilay Kavak