Escarus

Türkiye’de İnovasyon

Paylaşım TarihiOcak 10, 2018

Türkiye’de inovasyonun gelişimine bakılırken, öncelikli olarak Kalkınma Planlarındaki Ar-Ge ve yenilik kapsamındaki politikaları değerlendirmek doğru bir başlangıç noktası olacaktır. Teknoloji geliştirme ve inovasyon faaliyetlerinin özel sektör odaklı olarak artırılarak katma değere dönüştürülmesi, inovasyona dayalı bir ekosistem oluşturularak inovatif fikirlerin ticarileştirilmesi ve teknoloji yoğun ürün ve hizmetlerle Türkiye’nin rekabet gücünün artırılması Kalkınma Planlarındaki inovasyon politikalarının temel hedefleri olarak belirlenmiştir. Türkiye’de 1963 yılından bu yana dokuz adet beş yıllık Kalkınma Planı uygulanmış ve son olarak 2014-2018 yıllarını kapsayan Onuncu Kalkınma Planı yürürlüğe girmiştir. Uygulanan beş yıllık Kalkınma Planları çerçevesinde, Ar-Ge faaliyetleri ile konuyla ilgili destek ve teşvikler farklı boyutlarda gündeme gelmiştir. (İTO, 2014)
Kalkınma Planlarında Ar-Ge faaliyetleri gerçekleştiren şirketlerin önemli bir bölümünün küçük ölçekli ve desteğe ihtiyaç duyan yapılar olduğunun altı çizilmekte ve bu yapılara finansal açıdan destek sunulmasının önemine vurgu yapılmaktadır. Yedinci Kalkınma Planından itibaren risk sermayesi kurumlarının desteklenmesinin altı çizilmiştir. Venture Capital olarak bilinen Risk Sermayesi fonları özel sektör eliyle de yaygınlaşmıştır. Devlet ayrıca Türkiye Teknoloji Geliştirme Vakfı, TÜBİTAK ve KOSGEB aracılığı ile girişimlere hibe desteği sağlamaktadır. Kamu kaynakları üzerinden girişimcilere sunulan bir diğer destek ise, kuluçka ve kümelenme merkezleri kuruluşuna sağlanan teşviklerdir. (İTO, 2014)
Devlet tarafından kurulan veya kurulmasına katkıda bulunulan araştırma altyapılarının bilgi üretimi ve teknoloji geliştirilmesi kapsamında oynadığı rol giderek artmaktadır. Değişik kesimlerden paydaşları bir araya getirerek toplumun karşılaştığı sorunlara çözüm bulma ve yeni fırsatları değerlendirme hususunda önemli bir araç olan araştırma altyapıları, bilim topluluklarının şekillenmesi ve işbirlikleri kurulmasının yanı sıra nitelikli insan gücünün çekilmesi ve üretilen bilginin özel sektörle paylaşılmasına da önemli katkılar sağlamaktadır. (T.C. Kalkınma Bakanlığı, 2017)
Ar-Ge mevzuatı ve nakit destek programları kapsamında Türkiye’de Ar-Ge faaliyeti yürüten şirketlere farklı teşvik ve destekler sunulmaktadır. 4691 sayılı Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Kanunu (Resmi Gazete, 2001) ve 5746 sayılı Ar-Ge ve Tasarım Faaliyetlerinin Desteklenmesi Hakkında Kanun (Resmi Gazete, 2016)  ile sağlanan teşvikler arasında kurumlar vergisi istisnası, Ar-Ge ve tasarım indirimi, gelir vergisi stopajı teşviki, damga vergisi istisnası, KDV istisnası gibi farklı başlıklarda şirketlerin Ar-Ge faaliyetlerini artırmasını teşvik edecek önemli destekler yer almaktadır. Aynı zamanda, 2016 yılında yasalaşan Ar-Ge Reform Paketi ile Ar-Ge ve yenilik faaliyetlerine sağlanan destek ve teşviklerin kapsamı genişletilmiştir.
Ayrıca, 2008 yılında kabul edilen Ar-Ge Kanunu son şeklini Onuncu Kalkınma Planı ile planda yer alan Öncelikli Teknoloji Alanlarında Ticarileştirme Programı ve Kamu Alımları Yoluyla Teknoloji Geliştirme ve Yerli Üretim Programı kapsamında yasalaşan Ar-Ge Reform Paketi ile almıştır. Bu paket,  Ar-Ge ve yenilik faaliyetlerine sağlanan destek ve teşviklerin kapsamını genişletmek amacıyla hazırlanmıştır. (T.C. Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, 2016)
Bu reform paketi kapsamında gerçekleştirilen ve planlanan çalışmalar aşağıda sıralanmaktadır:
• Ar-Ge Merkezi asgari şartlarında değişiklik yapılmıştır.
• Ar-Ge ve tasarım merkezlerinde istihdam edilmesi gereken asgari Tam Zaman Eşdeğer (TZE) personel sayısı azaltılmıştır.
• Temel bilimler alanlarından mezun personel için sağlanan ek desteklerin kapsamında değişiklik yapılmıştır.
• Gelir vergisi stopaj teşviki uygulaması hayata geçirilmiştir.
• Sigorta primi desteği uygulaması getirilmiştir.
• Damga ve gümrük vergisi istisnası uygulaması başlatılmıştır.
• Rekabet öncesi işbirliği projelerine ek destek getirilmiştir.
• Tasarım merkezinin ve tasarım faaliyetlerinin desteklenmesi amaçlanmaktadır.
• Siparişe dayalı Ar-Ge faaliyeti yürüten Ar-Ge veya tasarım merkezleri için siparişi veren şirketlerin de desteklenmesi amaçlanmaktadır.
• Öğretim elemanlarının Ar-Ge veya tasarım merkezlerinde istihdamının sağlanması planlanmaktadır.
• Tasarım tescil giderlerinin Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından karşılanması öngörülmektedir.
• Teknogirişim sermayesi desteği sağlanmakta ve teknogirişim sermaye desteği almış projelerin finansmanında kullanılmak üzere diğer şirketler tarafından sağlanan sermaye desteklerinin teşviklere konu edilmesi hedeflenmektedir.
Türkiye’de imalat sanayinin teknoloji içeriğinin yükseltilmesi ve uluslararası rekabet gücünün artırılması, küçük ve orta ölçekli işletmelerin ekonomi içindeki payının artması bağlamında Ar-Ge faaliyetleri büyük önem taşımaktadır. Orta-yüksek ve yüksek teknolojili sektörlerde, özellikle Türkiye’nin uluslararası rekabet gücü açısından belli bir altyapıya sahip bulunduğu otomotiv, diğer ulaştırma araçları (raylı sistemler, hava taşıtları, gemi yapımı vb.), makine, elektrikli teçhizat gibi sektörlerde teknoloji düzeyinin geliştirilmesi, bu doğrultuda gelecek dönemde bir sıçramanın gerçekleştirilmesi, uluslararası değer zincirindeki etkinliğin artırılması açısından kritik görünmektedir.
Türkiye’nin bilim, teknoloji ve yenilik kapasitesinin geliştirilmesine verilen önem doğrultusunda Onuncu Kalkınma Planının ana eksenlerinden biri “Yenilikçi Üretim, İstikrarlı Yüksek Büyüme” olarak belirlenmiştir. Bu kapsamda, Ar-Ge ve yenilik politikalarının temel amacı, teknoloji ve yenilik faaliyetlerinin özel sektör odaklı artırılarak faydaya dönüştürülmesi, yeniliğe dayalı bir ekosistem oluşturularak araştırma sonuçlarının ticarileştirilmesi ve markalaşmış teknoloji yoğun ürünlerle ülkemizin küresel ölçekte yüksek rekabet gücüne erişmesine katkıda bulunulması olarak tespit edilmiştir. Özel sektörün yenilik yapma yeteneğinin artırılması, araştırmacı insan gücünün geliştirilmesi, araştırma sonuçlarının ticarileştirilmesi, araştırma desteklerinin etkinliğinin artırılması ile araştırma altyapılarının etkin kullanımının sağlanması bu kapsamda öne çıkan politika alanlarını teşkil etmektedir.
Türkiye’de Ar-Ge ve inovasyonun gelişimini desteleyecek politikalar, bu politikalarda yer alan hedeflerin gerçekleştirilmesini sağlayacak projeler, sağlanan destekler ve teşvikler, Türkiye büyüme vizyonu ile eşzamanlı bir şekilde artmaktadır. Gerek altyapılara sağlanan destekler gerekse de özel sektörün teknoloji geliştirmesine yönelik yatırımlar ile Türkiye’nin inovasyon vizyonuna ulaşması yolunda atılan adımlar devam etmektedir.
Kaynaklar:
(İTO, 2014). Firmaların Ar-Ge ve İnovasyon Performansının Stratejik Analizi
(T.C. Kalkınma Bakanlığı, 2017). Üniversite ve Kamu Kurumları Araştırma Altyapıları
(Resmi Gazete, 2001). 4691 Sayılı Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Kanunu
(Resmi Gazete, 2016). 5746 sayılı Ar-Ge ve Tasarım Faaliyetlerinin Desteklenmesi
(T.C. Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, 2016). Ar-Ge Reform Paketi
  1. Biyoteknolojinin Sürdürülebilirlik Üzerindeki Etkileri

Biyoteknolojinin sürdürülebilirlik üzerindeki etkilerini değerlendirirken, biyoteknoloji kullanımıyla ortaya çıkan sonuçları, mevcut tarımsal uygulamalar ve bunlarla ilişkili çevresel sonuçlarla karşılaştırmak önem arz etmektedir. Geleneksel tarım yöntemleri genellikle kimyasal girdilere dayanmakta ve bu da toprağın bozulmasına, su kirliliğine ve biyoçeşitlilik kaybına yol açmaktadır. Geleneksel yöntemler, aşırı hava olayları ve değişen ürün yetiştirme mevsimleri gibi iklim değişikliği kaynaklı etkilere karşı çoğunlukla savunmasızdır. Biyoteknoloji, bu zorlukları daha etkili bir şekilde ele alan çözümler sunmaktadır.14 Biyoteknoloji şirketleri, dayanıklılığı ve besin değeri artırılmış ürünler geliştirerek daha dayanıklı ve sürdürülebilir bir gıda sistemi için alternatifler önermektedir. Ayrıca, hassas tarım teknolojileri, çiftçilerin israfı en aza indirmesini ve kaynak kullanımını optimize etmesini sağlayarak tarımın çevresel etkisini azaltmakta ve tarımsal faaliyet karlılığını artırmaktadır.

Biyoteknolojinin çevresel etkilerinin ötesinde, insan sağlığı üzerinde de önemli etkileri vardır. Ürünlerin besleyici içeriğini geliştirmesi ve zararlı kimyasallar kaynaklı maruziyeti azaltması, biyoteknoloji ile geliştirilmiş gıdaların halk sağlığı açısından umut verici sonuçlar ortaya çıkarmaktadır. Örneğin, temel vitamin ve minerallerle zenginleştirilmiş ve böylece biyolojik olarak güçlendirilmiş mahsuller, dezavantajlı toplumsal kesimlerdeki yetersiz beslenme ve ilgili sağlık sorunlarına karşı mücadeleye yardımcı olabilmektedir. Uluslararası Tarımsal Araştırma Danışma Grubu’na (CGIAR) göre, 30’dan fazla ülke 15 milyon çiftçi hanesinin kullanımına sunulan biyolojik olarak güçlendirilmiş mahsulleri piyasaya sürmüştür ve diğer 16 ülke de bu mahsulleri araştırmaktadır.15 Benzer şekilde, kimyasal pestisitlere ve herbisitlere olan bağımlılığın azaltılması, gıdalardaki zararlı kalıntılara maruz kalma riskini azaltarak hem tüketicilere hem de tarım işçilerine fayda sağlayabilmektedir.

 

Şekil 4. Tarım İşçileri ve Dezavantajlı Nüfus16

Sonuç olarak biyoteknoloji, mevcut tarım uygulamalarının yarattığı çevresel etkilerin azaltılması ve sürdürülebilirliğin güçlendirilmesi açısından büyük bir potansiyel taşımaktadır. Biyoteknolojik yeniliklerden yararlanılmasıyla şimdiki ve gelecek nesillerin ihtiyaçlarının sürdürülebilir bir şekilde karşılandığı daha dayanıklı, verimli ve çevreye duyarlı bir gıda sistemi mümkün olabilecektir. Biyoteknolojik yeniliklerin insan sağlığı üzerindeki etkilerinin uzun süreli araştırmalarla test edilmesi, sağlanan faydaların haricinde herhangi bir olumsuz etkinin ortaya çıkıp çıkmadığının her aşamada ve çapraz kontrole tabi tutulması da önemini daima koruyan bir husustur. Daha yeşil, daha sağlıklı ve daha sürdürülebilir bir gelecek öngören bu vizyon; ancak iş birliği, yenilikçilik, kamu sağlığı konusunda yüksek hassasiyet ve sorumlu kaynak yönetimi konularının önceliklendirilmesiyle hayata geçirilebilecektir.

* İngilizcesi “Clustered Regularly Interspaced Short Palindromic Repeats” olan CRISPR, bir DNA dizilimleri kümesidir.

Dipnotlar:

1) Redman, M., King, A., Watson, C. (2016). What is CRISPR/Cas9? Archives of Disease in Childhood – Education and Practice, https://doi.org/10.1136%2Farchdischild-2016-310459

2) Lowenberg-DeBoer, J. (2003). Precision Agriculture and Biotechnology. Purdue University, Former Agricultural Economics Faculty, https://ag.purdue.edu/ssmc/newsletters/may2003_precisionagbio.htm

3) Vinh, Q. N. (2017). Şu adresten alınmıştır: https://images.pexels.com/photos/2132171/pexels-photo-2132171.jpeg?auto=compress&cs=tinysrgb&w=1260&h=750&dpr=2

4) Aggarwal, B. Rajora, N. Raturi, G. Dhar, H. Kadam, S.B. Mundada, P.S. Shivaraj, S.M. Varshney, V. Deshmukh, R. Barvkar, V.T. Salvi, P. Sonah, H. (2024) Biotechnology and urban agriculture: A partnership for the future sustainability, Plant Science, Volume 338, 111903, ISSN 0168-9452 https://0-www-sciencedirect-com.divit.library.itu.edu.tr/science/article/pii/S0168945223003205

5) Aggarwal vd., a.g.e.

6) Chee, P., Peng, T., Khan, M.K.R., Wang, B. (2023). Marker-assisted selection (MAS) in crop plants. Frontiers Media SA.58,https://www.google.com.tr/books/edition/Marker_assisted_selection_MAS_in_crop_pl/uxq0EAAAQBAJ?hl=tr&gbpv=1

7) Aggarwal vd., a.g.e.

8) Metamorworks (Ed.). (2020). Genetik mühendisliği kavramı. Tıp bilimi. Bilimsel Laboratuvar. Şu adresten alınmıştır: https://www.istockphoto.com/tr/foto%C4%9Fraf/genetik-m%C3%BChendisli%C4%9Fi-kavram%C4%B1-t%C4%B1p-bilimi-bilimsel-laboratuvar-gm1209831767-350233817?searchscope=image%2Cfilm

9) Aggarwal vd., a.g.e.

10) Chaurasia, A. & Hawksworth, D. & Pessoa de Miranda, M. (2020). GMOs Implications for Biodiversity Conservation and Ecological Processes: Implications for Biodiversity Conservation and Ecological Processes. https://link.springer.com/book/10.1007/978-3-030-53183-6

11) Holzinger, A., Keiblinger, K., Holub, P., Zatloukal, K., Müller, H. (2023). AI for life: Trends in artificial intelligence for biotechnology, New Biotechnology, Volume 74, P.16-24, ISSN 1871-6784, https://doi.org/10.1016/j.nbt.2023.02.001.

12) Farooq, S., Riaz, S., Abid, A., Abid, K., Naeem, M. A. (2019). A Survey on the Role of IoT in Agriculture for the Implementation of Smart Farming. IEEE Access. 7. 1-1. 10.1109/ACCESS.2019.2949703. https://ieeexplore.ieee.org/stamp/stamp.jsp?arnumber=8883163

13) Igor Borisenko (Ed.). (2020). Nem, sıcaklık, asitliğin aydınlatımı, gübre ve zararlıların insan müdahalesi olmaksızın veri toplama, elde edilen verilerin iletilmesi ve verimi artırmak için analizleri. Şu adresten alınmıştır: https://media.istockphoto.com/id/1218970790/tr/foto%C4%9Fraf/nem-s%C4%B1cakl%C4%B1k-asitli%C4%9Fin-ayd%C4%B1nlat%C4%B1m%C4%B1-g%C3%BCbre-ve-zararl%C4%B1lar%C4%B1n-insan-m%C3%BCdahalesi-olmaks%C4%B1z%C4%B1n-veri.jpg?s=2048×2048&w=is&k=20&c=eJSLBJE3U9L4hM4SyqwFiDWeeJTIdgcih5AQTOr30-s=

14) EPA. (2023). Climate Change Impacts on Agriculture and Food Supply. https://www.epa.gov/climateimpacts/climate-change-impacts-agriculture-and-food-supply

15) Sao, R. (2023). Crop Biofortification: Plant Breeding and Biotechnological Interventions to Combat Malnutrition. Advanced Crop Improvement, Volume 1., Springer, Cham. https://doi.org/10.1007/978-3-031-28146-4_7

16) Giraldo, O. (Ed.). (2022). Unrecognizable people working in a planting field. Şu adresten alınmıştır: https://media.istockphoto.com/id/1440799366/tr/foto%C4%9Fraf/unrecognizable-people-working-in-a-planting-field.jpg?s=1024×1024&w=is&k=20&c=42rGfaUqf_86KPcZVDsmpFVGfd8EAh6NNQ7OXrU2coc=

Escarus Blog

Escarus Blog