Escarus

Denizin Ağır Yükü: Deniz Çöpleri

Paylaşım TarihiEylül 29, 2026

Denizler ve okyanuslar, dünya iklim sisteminin düzenlenmesi, biyoçeşitliliğin korunması, gıda güvenliği, ulaşım, turizm ve kıyı ekonomileri açısından hayati öneme sahiptir. Buna rağmen deniz ekosistemleri, insan faaliyetlerinin neden olduğu kirlilik başta olmak üzere giderek artan baskılarla karşı karşıyadır. Bu baskıların en görünür ve kalıcı unsurlarından biri ise deniz çöpleridir (marine litter). Deniz çöpü denildiğinde akla çoğunlukla kıyıya vurmuş plastik şişeler, poşetler veya balıkçı ağları gelse de sorun bundan çok daha geniştir. Deniz çöpleri; kıyılardan, nehirlerden ve kentlerden taşınan atıklardan gemi ve balıkçılık faaliyetleri sırasında denize bırakılan malzemelere, mikroplastiklerden terk edilmiş balıkçılık ekipmanlarına kadar çok farklı kaynaklardan oluşmaktadır. Deniz ekosistemleri, insan faaliyetleri sonucu ortaya çıkan kirlilik ve başta plastik atıklar nedeniyle ciddi bir tehdit altındadır. Bu kirliliğe neden olan deniz çöpleri, deniz ve kıyı ortamına atılan, bertaraf edilen veya terk edilen kalıcı, üretilmiş ya da işlenmiş herhangi bir katı materyal olarak tanımlanmaktadır. Küresel ölçekte önemli bir çevre sorunu olarak değerlendirilen deniz çöpleri; çevresel, ekonomik, kültürel açılardan ve güvenlik-sağlık boyutlarıyla çok çeşitli olumsuz etkiler yaratmaktadır. Deniz çöplerinin büyük bir kısmı çok yavaş ayrıştığından, kıyı ve deniz ortamında yavaş fakat zaman içinde önemli ölçüde birikime yol açmaktadır.1 Bilimsel literatürde deniz çöpleri, boyutlarına göre makro, mikro ve nano ölçeklerde sınıflandırılmakta olup özellikle mikroplastikler çevresel ve ekolojik riskler açısından öncelikli bir sorun alanı olarak öne çıkmaktadır.2  

Deniz Çöpünün Kaynakları

Deniz çöpü tek bir yerden, coğrafyadan, unsurdan ya da ekonomik faaliyetten kaynaklanmamaktadır; çeşitli karasal ve denizel faaliyetler, farklı yollarla deniz ortamına atık taşımaktadır. Avrupa Komisyonu Ortak Araştırma Merkezi’nin (Joint Research Centre – JRC) 2016 yılında yayınlamış olduğu Teknik Raporda3,
  • Kaynak (source): Çöpün ortaya çıktığı sektör veya insan faaliyeti,
  • Salım biçimi (means of release): Atığın amaçlanan bertaraf sisteminden çıkarak çevreye ulaşma şekli,
  • Coğrafi köken (geographic origin): Kaynağın bulunduğu ve/veya salımın gerçekleştiği coğrafi konum
olarak tanımlanmıştır. Deniz çöplerinin kaynağı, her zaman deniz ortamı veya çöplerin bulunduğu bölge olmak zorunda değildir. Belirli bir alanda gözlenen deniz çöpleri, doğrudan o bölgedeki kıyı veya deniz ortamına bırakılmış yerel kaynaklı atıklardan oluşabileceği gibi, nehirler ve yüzey akışları aracılığıyla iç kesimlerden taşınmış ya da okyanus akıntıları ve hâkim rüzgârlar yoluyla uzak bölgelerden sürüklenmiş atıkları da içerebilir. Bu nedenle deniz çöplerinin bulunduğu konum ile gerçek kaynağı çoğu zaman birbirinden farklıdır.   Bazı çalışmalarda nehirler ve okyanus akıntıları da “kaynak” olarak tanımlanabilmektedir. Ancak bu unsurlar, deniz çöpünün oluştuğu kaynaklar değil; çöpleri çeşitli kara ve deniz kökenli kaynaklardan alarak deniz ortamına ve deniz ortamı içerisinde farklı bölgelere taşıyan ulaşım mekanizmalarıdır (transport mechanisms). Bu kapsamda “yol” (pathway) kavramı, deniz çöplerinin kaynağından deniz ortamına ulaşmasını sağlayan fiziksel ve/veya teknik taşıma süreçlerini ifade etmektedir. Deniz çöpleri hem kara hem de deniz kaynaklı olmak üzere çeşitli noktasal ve yayılı kaynaklardan denizlere gelmektedir. Ayrıca bu çöpler, kıyılara ulaşmadan veya okyanus ve denizlerin dibine çökelmeden önce uzun mesafeler boyunca taşınabilmektedir. Karasal kaynaklı deniz çöpleri kıyılarda veya iç bölgelerde oluşmaktadır; plajlar, iskeleler, limanlar, marinalar, rıhtımlar ve nehir kıyıları kaynak noktaları arasındadır. Kıyıda bulunan belediye düzenli depolama alanları (çöp sahaları), nehir, göl ve gölet gibi yasa dışı döküm alanı olarak kullanılan su kütleleri, düzenli depolama alanlarından ve diğer iç kaynaklardan nehirler yoluyla taşınan atıklar, arıtılmamış kentsel atık su ve yağmur suyu deşarjları, sanayi tesislerinin atıkları, tıbbi atıklar ve rekreasyonel ziyaretçileri kapsayan kıyı turizminden oluşan atıklar karasal kaynaklı deniz çöpünün başlıca nedenleridir.4 Deniz veya okyanus kaynaklı deniz çöpünün büyük bir kısmı ise ticari gemiler, feribotlar, kruvaziyer gemileri, balıkçı tekneleri, askeri filolar, araştırma gemileri, gezi tekneleri, açık deniz petrol ve gaz platformları, sondaj kuleleri ve su ürünleri yetiştiriciliği tesislerinden doğmaktadır5. Ayrıca avlanma sonucu denizde kalan balıkçı ağları (hayalet ağlar) da deniz kaynaklı çöplerden sayılmaktadır. 2025 yılında yayınlanan bir makalede, Andaman ve Nikobar Adaları’ndaki mercan resiflerinde yapılan bir araştırma sonucuna göre o bölgedeki deniz çöplerinin yaklaşık %61’inin plastiklerden, %34’ünün ise terk edilmiş balıkçılık ekipmanlarından oluştuğu; bu atıkların mercan kolonilerinde dolanma ve üzerini kaplama yoluyla fiziksel hasar meydana getirdiği belirtilmiştir.6 Deniz çöpleri yalnızca kıyılarda görülmemektedir. Kıyı şeridi, deniz yüzeyi, su sütunu ve deniz tabanı olmak üzere deniz ekosisteminin hemen her bölümünde bulunabilmektedir. Atıklar karadan denize girdikten sonra nehirler, yüzey akışı, rüzgâr, gelgitler ve deniz/okyanus akıntıları aracılığıyla taşınmaları nedeniyle, deniz çöplerinin birikimi, yoğun nüfuslu bölgelerin yanı sıra Antarktika gibi uzak bölgelerde de görülmektedir.7 Bu nedenle bir bölgede tespit edilen deniz çöpünün kaynağı bazen yüzlerce kilometre uzakta olabilmektedir. Son yıllarda yoğunlaşan kıyı ve deniz faaliyetleri okyanuslar üzerindeki insan etkisini artırmış, deniz ekosistemlerini olumsuz yönde etkilemiş ve deniz ortamını kirletebilecek büyük miktarda atık oluşumuna yol açmıştır. Bu atıkların önemli bir kısmı denizde onlarca yıl ve hatta yüzyıllar boyunca varlığını sürdürebilmektedir. Ortalama olarak tüm deniz çöplerinin dörtte üçü özellikle kalıcı olduğu bilinen plastiklerden oluşmaktadır. Dayanıklılıkları, düşük geri dönüşüm oranları, yetersiz atık yönetimi ve denizcilik faaliyetlerinde yaygın kullanımları nedeniyle dünya genelinde üretilen plastiklerin önemli bir bölümü deniz ekosistemlerine ulaşmakta ve burada kalıcı olmaktadır.8 Bu durum, dünya okyanuslarının kıyı şeritleri, deniz tabanı, su sütunu ve deniz yüzeyi gibi farklı ortamlarını kapsamaktadır.9 Plastiklerin deniz ortamına girişi; nehirler ve sahillerde bırakılan çöpler ile deniz ürünleri yetişiriciliği, deniz taşımacılığı ve balıkçılık faaliyetleri sırasında doğrudan denize bırakılması gibi çeşitli yollarla gerçekleşmektedir.10  

Dünyadaki Deniz Çöplerinin Miktarı ve Etkileri

Uluslararası Doğa Koruma Birliği’nin  (IUCN – International Union for Conservation of Nature) Nisan 2024 tarihli Bülteni’nde yer verdiği üzere, her yıl en az 14 milyon ton plastik okyanuslara ulaşmaktadır. Günümüzde en yaygın atık türü olan plastik atıklar okyanuslar ve denizlerde en çok görülen atıklar olup yüzey sularından derin deniz tortullarına kadar bulunan tüm denizel atıkların yaklaşık %80’ini oluşturmaktadır. Plastik atıklar, her kıtanın kıyı şeritlerinde bulunmakta olup özellikle popüler turistik bölgeler ve yoğun nüfuslu alanların yakınlarında daha fazla plastik atığa rastlanmaktadır.11 Aşağıdaki görselde verildiği üzere; deniz ve okyanuslarda bulunan deniz çöplerinin %49’u tek kullanımlık plastik atık, %27’si balıkçılık ekipmanları, %18’i kıyafet, ahşap, inşaat atığı gibi plastik olmayan atık, %6’sı ise diğer türlü plastik atıklardır.

Şekil 1: Türüne Göre Deniz Çöpleri

Şekil 2: Deniz Kıyılarında Bulunan En Yaygın On Tek Kullanımlık Plastik Ürün

Birleşmiş Milletler Çevre Programı (UNEP)’nın açıkladığı verilere göre, 2024 yılında dünyada yaklaşık 400 milyon ton plastik atık ortaya çıkmıştır. Su ve şampuan şişeleri, tek kullanımlık plastikler, dağıtım kapları, polyester içerikli kıyafetler, PVC borular ve diğer plastik ürünlerden oluşan bu atıklar; uzmanların ekosistemleri tahrip eden, insanları potansiyel olarak zararlı kirleticilere maruz bırakan ve iklim değişikliğini körükleyen plastik krizi olarak tanımladığı sorunun temel nedenlerindendir.12 Acil önlem alınmadığı takdirde, sucul ekosistemlere giren plastik atık miktarının 2016’ya kıyasla 2040 yılına kadar üç katına çıkarak her yıl 23-37 milyon tona ulaşabileceği öngörülmektedir.13  

Küresel Perspektife Derkenar (Ara Not): Akdeniz’de Deniz Çöpü Hareketliliği

Türkiye’nin de kıyısının bulunduğu Akdeniz’de yapılan son değerlendirmelerde, deniz çöplerinin esas olarak yüksek kaynak tüketimi ve düşük geri dönüşüm oranıyla ilişkili olduğu tespit edilmiştir. 21. yüzyılın ilk 20 yılında, Akdeniz ülkelerinin çoğunda tarım ve sanayinin ulusal Gayrisafi Yurt İçi Hasıla (GSYH) içindeki katma değer payı azalmış; bunun yerini, genellikle ulusal GSYH’nin yarısına yakınını veya daha fazlasını oluşturan hizmet sektörü almıştır. Birçok Akdeniz ülkesinde iyileşmeler sağlanmış olsa da bu bölge ekonomileri katma değer üretmek için sürdürülebilir olmayan madde tüketimine devam etmektedir.14 Hizmet sektöründe en büyük paya sahip iş kollarından biri turizm sektörüdür. Turizm sektörü açısından bakıldığında, Akdeniz ülkelerine gelen uluslararası turist sayısında (ITA) 1970-2019 yılları arasında yedi katlık bir artış yaşanmıştır. Bu sayı 1970’te yaklaşık 58 milyon, 1995’te 161 milyon, 2005’te 246 milyon iken 2019’da 408 milyona ulaşmıştır. 2010-2019 yılları arasında ise  Akdeniz ülkelerine gelen uluslararası turist sayısında kümülatif artış oranı %43,2 olmuş ve 2019 yılında küresel uluslararası turist hareketliliğinin neredeyse üçte biri (%27,8) Akdeniz bölgesinde gerçekleşmiştir.15 Bu turizm hareketliliği giderek yükselme eğilimi göstermektedir. Birleşmiş Milletler Çevre Programı Akdeniz Eylem Planı Sekretaryasının (UNEP MAP) yayınladığı raporda, bu hareketliliğin bir sonucu olarak Akdeniz sahillerinde tespit edilen ve en sık rastlanan deniz çöpü türleri; plastik/polistiren parçaları (2,5 cm – 50 cm), ardından sigara izmaritleri ve filtreleri ile plastik kapaklar ve tıpalardır. Bu üç kalem, kayıt altına alınan deniz çöplerinin yaklaşık %60’ını oluşturmaktadır. Diğer yandan su sütununda kaydedilen toplam deniz çöpünün %10’a kadarlık kısmı balıkçılıkla ilgili malzemelerden oluşmaktadır ve bu %10’luk kısmın kendi içindeki dağılımı şu şekildedir: Sentetik halatlar/bağlama şeritleri (%39), balık ağları (polimer) (%27) ve olta misinaları (polimer) (%25). Ayrıca aynı raporda mikroplastiklerin de atık su arıtma tesisleri aracılığıyla deniz ve kıyı ortamlarına karıştığı belirtilmektedir.16 Yine bu hareketliliğin bir sonucu olarak, plajlardaki deniz çöplerinin mevsimsel olarak arttığı da tespit edilmiştir. Bu durum, turizmin deniz çöplerinin önemli bir kaynağı olduğunu göstermektedir.17 Turistik destinasyonlar, deniz çöpleriyle mücadele etmek için çeşitli önlemler alabilmektedir. Örneğin, yerel yönetimler atık yönetim sistemlerini iyileştirebilir, kanalizasyon sistemlerini geliştirebilir ve kıyı atıklarının yönetimine yönelik rehberler oluşturabilir. Bölgesel yönetimler ise, “Balear Adaları Sürdürülebilir Turizm Vergisi” örneğinde olduğu gibi tüm turistik konaklama tesislerine uygulanan ve elde edilen geliri Balear Adaları’nın çevresinin korunması, muhafaza edilmesi ve iyileştirilmesine aktaran caydırıcı vergiler uygulayabilmektedir.18  

Deniz Çöplerinin Ekosistem Üzerindeki Etkileri

Deniz çöpleri, ekosistem işleyişini bozarak biyolojik çeşitlilik kaybına, kimyasal kirliliğe ve ekonomik zararlara neden olmaktadır.19 Deniz çöplerinin en büyük etkilerinden biri biyoçeşitliliğin azalmasıdır. Deniz canlıları plastik ve diğer atıkları yiyecek zannederek veya yanlışlıkla tüketebilmektedir. Özellikle deniz kaplumbağaları, deniz kuşları ve balinalar plastik atıkları yiyecek sanarak tüketme eğilimindedir ve bu durum popülasyonlarını tehdit etmektedir.20 Plastik ve diğer atıkların deniz canlıları tarafından bilerek veya bilmeyerek tüketilmesi, sindirim sistemlerinde tıkanmalara ve açlığa bağlı ölümlere neden olmaktadır.21 Ayrıca, ağlara ve misinalara dolanma sonucu boğulma ve sakatlanma gibi fiziksel zararlar meydana gelmektedir.22 Plastikler çoğu zaman mikroplastikler ve nanoplastikler olarak bilinen çok küçük parçalara ayrılmaktadır. Bunlar deniz ortamında parçalandığı gibi nehirlerden de doğrudan giriş yapabilmektedir. Arıtılmamış atık sular da bu tür mikroplastiklerin kaynağı olabilmektedir. Yapılan bir çalışma23, küçük plastik parçacıkların, birçok sucul besin zincirinin temelini oluşturan ve fitoplankton olarak bilinen mikroskobik deniz alglerinin büyümesini yavaşlatabildiğini ortaya koymuştur. Ayrıca, balıkların yanlışlıkla plastik ürünleri yemeleri sonucunda mideleri sindirilemeyen parçalarla dolmakta, bu da açlıktan ölmelerine neden olmaktadır. Besin zincirinin en alt basamağındaki birçok hayvan mikroplastiklerle beslenmektedir. Bu hayvanlar daha sonra diğer canlılar tarafından tüketilmekte ve en sonunda insanlar tarafından yenilmektedir.24 Global Environmental Change Dergisi’nin 2025 sonunda yayımladığı bir derleme, 800’den fazla kıyı ve deniz türünün deniz çöplerinden etkilendiğine ilişkin kanıtları sentezlemekte ve küresel birikimin artan eğilimine dikkat çekmektedir. Deniz çöpleri yalnızca fiziksel kirlilik üretmemekte, aynı zamanda kimyasal kirleticilerin birikmesini de beraberinde getirmektedir. Plastik atıkların potansiyel olarak zararlı etkilerinin sayısı artmış ve artık bu maddelerin aynı zamanda kalıcı organik kirleticileri (POPs) taşıyabileceği25, yabancı türleri yeni bölgelere ulaştırabileceği26 ve plastik atıkların, mikroalglerin yayılması için potansiyel bir taşıyıcı (vektör) olabileceği27 anlaşılmıştır. Denizlere bırakılan büyük miktardaki atıklar, yüzen materyal (rafting material) miktarını artırarak çeşitli deniz canlılarının farklı bölgelere taşınma olasılığını yükseltmektedir. Plastikler, üretim sürecinde kullanılan ftalatlar, bisfenol A ve benzeri toksik kimyasalları içerebildikleri için hem deniz canlıları hem de insanlar açısından risk oluşturabilmektedir. Mikroplastikler, deniz suyunda bulunan hidrofobik organik kirleticileri (örneğin, PCB’ler, DDT ve ağır metaller) yüzeylerinde biriktirerek deniz organizmalarına aktarabilmektedir.28  Bu kimyasallar biyobirikim ve biyomagnifikasyon yoluyla besin zincirinde yükselerek insan sağlığı için de risk oluşturmaktadır.29 Bu çerçevede, deniz çöplerinin küresel ölçekte tanımlanması, niceliksel boyutlarının ortaya konulması ve etkili yönetim yaklaşımlarının geliştirilmesi büyük önem arz etmektedir.  

Deniz Çöpleri Kapsamında Çalışma Yürüten Uluslararası Kuruluşlar ve İlgili Standartlar

Deniz çöpleri sınır tanımayan bir problem olduğu için tek bir ülkenin çabasıyla çözülebilecek bir konu olarak görülmemektedir. Bu nedenle deniz çöplerinin yönetimi; uluslararası sözleşmeler, bölgesel deniz programları, Avrupa Birliği (AB) düzenlemeleri, atık yönetimi politikaları, izleme sistemleri ve kaynakta önleme yaklaşımı üzerinden yürütülmektedir. Uluslararası Denizcilik Örgütü (IMO) (sadece gemi kaynaklı deniz çöpleri için), AB ve UNEP bu alanda başlıca standart belirleyici kurumlardır. Uluslararası deniz taşımacılığı kaynaklı kirliliğin önlenmesi amacı doğrultusunda IMO tarafından yürütülen Gemilerden Kaynaklanan Kirliliğin Önlenmesine İlişkin Uluslararası Sözleşme (International Convention for the Prevention of Pollution from Ships), kısaca MARPOL 73/78 Sözleşmesi30, bu alanda en önemli küresel düzenlemelerden biri sayılmaktadır. Sözleşmenin Ek 5’i, plastikler başta olmak üzere gemilerden kaynaklanan çöplerin denize bırakılmasına ilişkin kapsamlı kısıtlamalar getirmektedir. Gemiler için atık yönetim planları ve liman kabul tesisleri bu sistemin önemli unsurlarıdır. Sözleşme, gemilerden denize atık bırakılmasını ciddi şekilde sınırlandırmakta ve Ek 5 ile birçok atık türünün boşaltımını yasaklamaktadır. UNEP tarafından yürütülen Küresel Deniz Çöpleri Girişimi (GPML – Global Partnership on Marine Litter), deniz çöplerinin azaltılması ve izlenmesine yönelik çok paydaşlı bir iş birliği platformu sunmaktadır. Ayrıca UNEP ile ABD Ulusal Okyanus ve Atmosfer Dairesi’nin (NOAA) Deniz Çöpleri Programı tarafından ortaklaşa geliştirilen Honolulu Stratejisi31 de deniz çöplerinin dünya genelindeki ekolojik, insan sağlığına ilişkin ve ekonomik etkilerini azaltmaya yönelik kapsamlı ve küresel bir iş birliği çabasına rehberlik eden bir çerçevedir. G20 Ülkelerinin buluştuğu 2017 yılı Hamburg Zirvesi’nde kabul edilen G20 Deniz Çöpleri Eylem Planı (G20 Action Plan on Marine Litter)32 da üye ülkelerin deniz çöpleri sorununu ele almaları için temel çerçeveyi oluşturmuştur. Bu doğrultuda hazırlanan Denizel Plastik Çöplerine İlişkin G20 Uygulama Çerçevesi (G20 Implementation Framework for Actions on Marine Plastics Litter), G20 Deniz Çöpleri Eylem Planı ile uyumlu olarak özellikle denizel plastik çöpleri ve mikroplastiklere yönelik daha somut eylemlerin hayata geçirilmesini amaçlamaktadır. Çerçeve, her ülkenin kendi uygun politika ve yaklaşımları ile ulusal koşullarını dikkate alarak ve gönüllülük esasına dayalı şekilde uygulanmak üzere geliştirilmiştir. Avrupa Birliği de, deniz çöplerini yalnızca deniz ortamında ortaya çıkan bir kirlilik sorunu olarak değil, üretim ve tüketim süreçlerinden atık yönetimine, plastik kullanımından denizcilik faaliyetlerine kadar uzanan çok boyutlu ve kaynakta önleme yaklaşımı gerektiren bir çevre sorunu olarak ele almaktadır. Bu kapsamda AB’nin deniz çöpleriyle mücadelesi, tek bir mevzuata dayanmamakta; deniz çevresinin korunması, atıkların önlenmesi ve yönetimi, plastik kirliliğinin azaltılması, döngüsel ekonomiye geçiş ve sıfır kirlilik hedeflerini bir araya getiren bütüncül bir politika ve mevzuat çerçevesi üzerinden yürütülmektedir. Başlıca politika araçları arasında:
  • Deniz Stratejisi Çerçeve Direktifi (Marine Strategy Framework Directive – 2008/56/EC)
  • Atık Çerçeve Direktifi (Waste Framework Directive – 2008/98/EC)
  • Liman Atık Kabul Tesisleri Direktifi (Port Reception Facilities Directive – (EU) 2019/883)
  • Ambalaj ve Ambalaj Atıkları Mevzuatı (Packaging and Packaging Waste Regulation (PPWR) – Regulation (EU) 2025/40)
  • Sürdürülebilir Mavi Ekonomi Yaklaşımı (Sustainable Blue Economy Communication – 2021)
  • Avrupa Birliği Plastik Stratejisi (EU Plastics Strategy – 2018)
  • Tek Kullanımlık Plastikler Direktifi (Single-Use Plastics Directive – (EU) 2019/904)
  • Döngüsel Ekonomi Eylem Planı (Circular Economy Action Plan – 2015)
  • Sıfır Kirlilik Eylem Planı (Zero Pollution Action Plan -2021)
bulunmaktadır. AB Deniz Stratejisi Çerçeve Direktifi33, deniz çöplerinin yönetiminde tüm bu sayılan politika araçlarının en başında yer almaktadır. Direktif, üye ülkelerin deniz çöplerini izleme, değerlendirme ve azaltmaya yönelik önlemler geliştirmesini öngörmekte ve denizlerin “iyi çevresel duruma” ulaşmasını hedeflemektedir. Bu çerçevede, deniz yüzeyi, deniz tabanı ve mikroplastikler dâhil olmak üzere deniz çöpleri bütüncül bir yaklaşımla ele alınmaktadır. Resmî adı “Döngüsel Ekonomide Plastikler için Avrupa Stratejisi” olan AB Plastik Stratejisi (2018)34, Avrupa Birliği genelinde plastiklerin tasarım, üretim, kullanım ve geri dönüşüm biçimlerini geliştirmek amacıyla kabul edilmiştir. Strateji, plastiklerin işlevsel malzemeler olmasına rağmen, plastik atık ve deniz kirliliğinin önemli çevresel sorunlar haline geldiğini kabul etmektedir. Stratejinin genel amacı döngüsel ekonomiye geçişi desteklemek, kirliliği azaltmak, sera gazı emisyonlarını düşürmek ve fosil yakıtlara dayalı kaynaklara bağımlılığı azaltmaktır. Stratejinin temel hedeflerinden biri, AB pazarına sunulan tüm plastik ambalajların 2030 yılına kadar maliyet etkin bir şekilde yeniden kullanılabilir veya geri dönüştürülebilir olmasıdır. Tek Kullanımlık Plastik Direktifi35 AB Plastik Stratejisi’nin bir uygulama aracı olarak plastik atıkların azaltılmasını ve geri dönüşüm oranlarının artırılmasını, plastik ürünlerin kullanımını sınırlamayı hedefleyen ve üreticilere bu anlamda sorumluluk veren bir direktiftir. Avrupa Yeşil Mutabakatı’nın temel yapı taşlarından biri olan Döngüsel Ekonomi Eylem Planı ise, ürünlerin tüm yaşam döngüsü boyunca daha sürdürülebilir olmasını sağlamayı, atık oluşumunu önlemeyi ve kaynakların ekonomide mümkün olduğunca uzun süre tutulmasını amaçlamaktadır. Plan; sürdürülebilir ürün tasarımı, yeniden kullanım, onarım, geri dönüşüm ve kaynak verimliliğinin artırılmasına yönelik  politika araçlarını içermektedir.36 Avrupa Komisyonu tarafından 2021 yılında kabul edilen Sıfır Kirlilik Eylem Planı, hava, su ve toprak kirliliğini 2050 yılına kadar insan sağlığına ve ekosistemlere zarar vermeyecek seviyelere indirmeyi hedeflemektedir. Plan, kirliliğin kaynağında önlenmesini esas almakta; deniz çöpü, mikroplastikler, kimyasal kirlilik ve atık oluşumunun azaltılması gibi alanlarda 2030 hedefleri belirlemektedir.37 Akdeniz’e kıyısı olan AB ülkeleri de dahil olmak üzere 21 ülkenin taraf olduğu en kapsayıcı bölgesel mevzuatlardan biri de Barselona Sözleşmesi’dir38. Bu Sözleşmenin uygulanmasını düzenleyen ve ülkelerin imzası ile 2006’da Akdeniz’i Kara Kökenli Kirleticilerden Koruma Protokolü yayımlanmıştır.39 Söz konusu Protokol, kara kökenli kaynaklardan Akdeniz havzasına gelen kirleticileri azaltmak ve kirletici kaynaklarının kontrolünü sağlamak için usul ve yöntemleri tayin etmektedir. Protokol’ün 15. maddesinde belirlenen usullere istinaden Akdeniz’de Deniz Çöpü Yönetimine İlişkin Bölgesel Plan ilk defa 2013 yılında kabul edilmiş ve yayınlanmıştır (Regional Plan on Marine Litter Management in the Mediterranean).40 Bu yasal silsile çerçevesinde yayınlanan ve yasal bağlayıcılığı olan söz konusu Bölgesel Eylem Planı, dünyada ve Akdeniz bölgesinde yeni gelişmeleri de içine alacak şekilde, Akdeniz’in Deniz Ortamının ve Kıyı Bölgesinin Korunması Sözleşmesi ve Protokolleri taraf ülkelerinin Antalya’da 2021 yılında gerçekleştirilen 22. olağan toplantısında güncellenerek kabul edilmiştir.41 Bölgesel Plan, Akdeniz genelinde deniz kirliliğini önlemeyi, azaltmayı ve mümkün olduğunca ortadan kaldırmayı amaçlamaktadır. Plan, özellikle plastik ve mikroplastikler olmak üzere deniz kirliliğinin ciddi çevresel, ekonomik, sıhhi ve sosyal riskler oluşturduğunu kabul etmektedir. Plan, deniz ekosistemlerini, biyoçeşitliliği, halk sağlığını ve kıyı ekonomilerini korumayı hedeflerken, ülkelerin atık yönetimi ve kirlilik önleme önlemlerini iyileştirerek iyi bir çevresel duruma ulaşmalarını desteklemektedir. Planın temel odak noktası; döngüsel ekonomi, kirleten öder ilkesi, ihtiyatlı yaklaşım ve sürdürülebilir tüketim ve üretim gibi ilkelerle yönlendirilen, kaynağında önlemedir. Sözleşmeye taraf ülkeler, Genişletilmiş Üretici Sorumluluğu (EPR), tek kullanımlık plastiklerin azaltılması, mikroplastiklerin düzenlenmesi, geri dönüşüm ve yeniden kullanımın artırılması, sürdürülebilir tedarik politikalarının ve plastik atık oluşumunu azaltmaya yönelik teşviklerin geliştirilmesi gibi önlemleri hayata geçirme doğrultusunda teşvik edilmektedir.  

Türkiye’de Deniz Çöpleriyle Mücadele ve Mevcut Politikalar

Türkiye’de deniz çöpleri, tek bir kanun veya yönetmelik kapsamında değil; çevre ve atık yönetimi, kıyıların korunması, gemi ve kıyı tesisi kaynaklı atıkların yönetimi ve deniz kirliliğinin önlenmesine yönelik birbirini tamamlayan düzenlemeler çerçevesinde ele alınmaktadır. Bu mevzuat yapısının merkezinde, deniz çöplerine doğrudan odaklanan düzenlemelerin yanı sıra atıkların karadan veya deniz araçlarından deniz ortamına ulaşmasını önlemeye yönelik tamamlayıcı hükümler bulunmaktadır. Türkiye’de deniz çöpleri ile mücadelede Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı liderliğinde mevzuat ve uygulama programları geliştirilmiştir. Deniz çöpleriyle mücadeleye ilişkin Türkiye’deki mevzuat çerçevesi, öncelikle 2872 sayılı Çevre Kanunu42 ile şekillenmektedir. 1983 tarihli Kanun, çevrenin korunması, kirliliğin önlenmesi ve çevresel zararların giderilmesine ilişkin temel hükümleri ortaya koymaktadır. Kanunun denizlerin kirletilmesini yasaklayan hükümleri, deniz çöplerinin önlenmesine yönelik tüm ikincil mevzuatın hukuki dayanağını oluşturmaktadır. Çevre Kanunu, deniz ve kıyı ortamlarının kirlenmesinin önlenmesine ilişkin genel hukuki çerçeveyi oluşturmakta ve özellikle 20 nci maddesinin (ğğ) bendi ile liman, tersane, gemi bakım-onarım, gemi söküm ve yat limanı gibi kıyı tesisi yönetimlerine, kendi yönetim sahalarında oluşan kirliliği bildirme ve deniz çöpleri, atıklar ve atıksuların toplanması ve yönetimi için gerekli tedbirleri alma yükümlülüğü getirmektedir. 2004 tarihli Gemilerden Atık Alınması ve Atıkların Kontrolü Yönetmeliği43, gemilerin normal faaliyetleri sonucunda oluşan atıklar ile yük artıklarının denize bırakılmasını önlemek amacıyla atık kabul tesislerinin kurulması ve işletilmesi, atık alma hizmetleri ve gemilerin atık teslim yükümlülükleri de dâhil olmak üzere gemi kaynaklı atıkların yönetimine ilişkin usul ve esasları düzenlemektedir. Bu mevzuatlara ek olarak Türkiye, denizlerden kaynaklanan kirliliğin önlenmesine yönelik uluslararası yükümlülüklerini MARPOL 73/78 Sözleşmesi Ek-5 (Gemilerden Kaynaklanan Çöplerin Önlenmesi Kuralları) kapsamında yerine getirmektedir. Ulusal mevzuat, özellikle Gemilerden Atık Alınması ve Atıkların Kontrolü Yönetmeliği aracılığıyla MARPOL hükümleriyle uyumlu şekilde uygulanmaktadır. Türkiye’de deniz çöplerine doğrudan odaklanan en özgün düzenlemelerden biri olan 2019/9 sayılı  Deniz Çöpleri İl Eylem Planlarının Hazırlanması ve Uygulanması Genelgesi44, kıyı illerinde Deniz Çöpleri İl Eylem Planları hazırlanmasını, Deniz Çöpleri Yönetim Komisyonları oluşturulmasını, deniz çöplerinin kaynağının belirlenmesini, oluşumunun önlenmesini, temizlenmesini, izlenmesini ve raporlanmasını öngörmektedir. 2022/14 sayılı Denizcilik Atıkları Uygulaması Hakkında Genelgesi45 ile gemilerden kaynaklanan atıklar ve yük artıklarının teslimi, kabulü ve takibine ilişkin süreçler düzenlenmekte, bu işlemlerin elektronik ortamda izlenebilirliği sağlanmaktadır. 2026/3 sayılı Mavi Kart Takip Sistemi Uygulaması Hakkında Genelge46 ise Mavi Kart kapsamındaki deniz araçlarından kaynaklanan atıkların teslim, kabul ve takip süreçlerinin dijital ortamda yürütülmesine ilişkin esasları belirlemektedir. 2025 yılında güncellenen 2012 tarihli Limanlar Yönetmeliği47 ise limanlardaki gemi, deniz aracı ve kıyı tesisi faaliyetlerinin çevresel yükümlülükler çerçevesinde yürütülmesini ve atıkların deniz ortamına bırakılmasının önlenmesine yönelik tedbirlerin alınmasını düzenlemektedir. Bu düzenlemeler birlikte değerlendirildiğinde, gemi ve liman kaynaklı atıkların kayıt altına alınması, izlenmesi ve uygun şekilde yönetilmesi yoluyla deniz çöpü oluşumunun ve deniz ortamına atık girişinin önlenmesi için yasal altyapının kurulduğu görülmektedir. 3621 sayılı Kıyı Kanunu48 da doğrudan deniz çöpleri ile ilgili bir yaptırım uygulamasa bile kıyıların korunması, kamu yararına kullanılması ve kıyı alanlarındaki yapılaşma ve faaliyetlerin düzenlenmesine ilişkin temel kanundur. Deniz çöplerini özel olarak düzenlememekle birlikte söz konusu Kanun, kıyı alanlarının korunması ve kıyı kullanımının çevresel koşullara uygun yürütülmesi açısından deniz çöpü yönetiminin hukuki çerçevesini tamamlamaktadır. 1990 tarihli Kıyı Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmelik49 ise 3621 Sayılı Kıyı Kanunu’nun uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemekte ve sahil şeridinde çevreyi bozucu etkisi bulunan moloz, toprak, cüruf, çöp ve benzeri atık ve artıkların dökülmesini yasaklayan hükümler içermektedir. Yönetmelikteki en güncel değişiklik 24 Ocak 2026 tarih ve 33147 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır. Atıkların oluşumundan bertarafına kadar çevre ve insan sağlığına zarar vermeden yönetilmesini, atık oluşumunun azaltılmasını, yeniden kullanımını, geri dönüşüm ve geri kazanımını düzenleyen 2015 tarihli Atık Yönetimi Yönetmeliği50, kıyı ve deniz ortamlarından toplanan deniz çöplerinin uygun atık yönetimi süreçlerine yönlendirilmesi bakımından tamamlayıcı bir çerçeve oluşturmaktadır. Ambalaj atıklarının oluşumunun önlenmesi, kaynağında ayrı biriktirilmesi, toplanması ve geri kazanılmasına ilişkin hükümler içeren 2021 tarihli Ambalaj Atıklarının Kontrolü Yönetmeliği51, özellikle plastik ve diğer ambalaj atıklarının karasal kaynaklardan deniz ortamına ulaşmasının önlenmesi bakımından deniz çöpü mevzuatını tamamlayan önemli bir düzenlemedir. Son olarak, Türkiye’de 2019 yılında çıkarılan Sıfır Atık Yönetmeliği52, kayda değer bir gelişmedir. Atıkların kaynağında azaltılması, ayrı toplanması ve geri kazanılması esaslarını düzenleyen ve kara kaynaklı atıkların çevreye ve dolayısıyla denizlere ulaşmasının önlenmesine katkı sağlayan bu düzenleme, deniz çöpüyle mücadeleyi desteklemektedir. Türkiye’de deniz çöpleriyle mücadeleye ilişkin mevzuat, yalnızca denizdeki mevcut çöplerin temizlenmesine değil, çöplerin kaynağında oluşumunun önlenmesine, karadan ve deniz araçlarından deniz ortamına ulaşmasının engellenmesine, deniz ve kıyı alanlarında bulunan çöplerin temizlenmesine ve atıkların izlenebilir şekilde yönetilmesine dayalı bütüncül bir yaklaşım ortaya koymaktadır. Bu yaklaşımın en somut uygulaması olan Deniz Çöpleri İl Eylem Planları kapsamında 28 kıyı ilinin tamamı için beş yıllık planlar hazırlanmış; planlarda riskli alanların belirlenmesine, izleme ve değerlendirmeye, kaynağın tespitine, temizlik faaliyetlerine, oluşumun önlenmesine ve farkındalık çalışmalarına yer verilmiştir. Bu açıdan değerlendirildiğinde, Türkiye’de deniz çöpleri mevzuatının üç temel ayağından söz etmek mümkündür: deniz çöplerini doğrudan hedefleyen Deniz Çöpleri İl Eylem Planları, gemi ve deniz aracı kaynaklı atıkları kontrol eden gemi atık mevzuatı ve karasal kaynaklı atıkların denize ulaşmasını önlemeye yönelik genel çevre ve atık yönetimi mevzuatı.

 

Sonuç Yerine

Deniz çöpleri denizlere farklı kaynaklardan gelmektedir. Karasal kaynaklı deniz çöpleri, kıyı alanları ve iç bölgelerdeki çeşitli insan faaliyetleri sonucunda oluşmaktadır. Plajlar, limanlar, marinalar, iskeleler ve nehir kıyılarının yanı sıra düzensiz atık döküm alanları ve düzenli depolama sahaları önemli kaynaklar arasında yer almaktadır. Bunların yanı sıra, nehirler aracılığıyla taşınan atıklar ile arıtılmamış atık sular ve yağmur suyu deşarjları da deniz çöpü oluşumuna katkıda bulunmaktadır. Sanayi ve tıbbi atıklar ile kıyı turizmi ve rekreasyonel faaliyetler de karasal kaynaklı deniz çöplerinin oluşumunda rol oynayan faktörlerdir. Deniz çöpleri çoğu zaman sadece deniz ortamında oluşan bir sorun gibi görünse de aslında büyük ölçüde karada başlayan ve denize kadar uzanan bir değer zinciri problemi oluşturmaktadır. Bir plastik ambalajın yanlış yönetilmiş atık olarak nehir aracılığıyla denize taşınması, bir balıkçı ağının denizde kaybolması veya bir gemiden atığın uygunsuz şekilde bırakılması farklı başlangıç noktalarına sahip olsa da aynı sonucu doğurmaktadır. Kalıcı materyaller deniz ekosistemlerine ulaşmakta ve uzun mesafeler boyunca taşınarak kıyı, denizel ortam veya deniz tabanında yıllarca kalabilmektedir. Deniz çöpleri, ekosistemler üzerinde ciddi çevresel tehditler oluşturmaktadır. Plastik atıkların deniz ortamındaki etkileri; biyoçeşitliliğin azalmasına, toksik bileşiklerin besin zincirine girmesine ve ekosistem hizmetlerinin bozulmasına yol açmaktadır. Avrupa Birliği, UNEP ve IMO’nun standart ve çerçeve düzenlemeleri, deniz çöpleri sorunuyla mücadele için gerekli politika ve eylem altlığını sunmaktadır. Üç tarafı denizlerle çevrili bir ülke olarak Türkiye’nin uluslararası standartlarla uyumlu ve bölgesel özellikleri de dikkate alarak geliştirdiği ulusal mevzuat ve yürüttüğü iş birlikleri, deniz çöplerinin yönetilmesi ve azaltılması yönünde önemli bir mesafe alındığını göstermektedir. Bununla birlikte, güçlü mevzuatın etkin uygulama ve sıkı denetimle buluşturulması ihtiyacı önemini korumaktadır. Deniz çöpleriyle mücadelede en etkili yaklaşım; atığın kaynağını belirlemek, oluşumunu önlemek, atık yönetim sistemlerini güçlendirmek, plastik kullanımını azaltmak, geri dönüşüm ve yeniden kullanımı artırmak, nehirlerden denize taşınımı engellemek, balıkçılık ve denizcilik faaliyetlerini daha etkin biçimde yönetmek ve deniz ekosistemlerini düzenli olarak izlemekten geçmektedir. Bütün bunların ancak sanayi, tarım, ulaştırma ve çevre politikalarının birlikte ele alınmasıyla mümkün olabileceği açıktır ve kolektif çabanın etkin koordinasyon ile buluşturulması deniz çöplerine karşı mücadelenin asgari ön şartıdır.

Dipnotlar:

1) Birleşmiş Milletler Çevre Programı (UNEP). (2009). Marine Litter: A Global Challenge. Hazırlayan: L. Jeftic, S. Sheavly ve E. Adler, Editör: N.Meith, s.13. Şu adresten erişilebilir: https://wedocs.unep.org/handle/20.500.11822/7787. Son erişim tarihi: Ağustos 2026.

2) Anthony L. Andrady. (2011). “Microplastics in the marine environment”, Marine Pollution Bulletin, Ağustos 2011. A Review Article. Şu adresten erişilebilir: https://www.sciencedirect.com/science/article/pii/S0025326X11003055. Son erişim tarihi: Ağustos 2026.

3) Veiga, J., Fleet, D., Kinsey, S. ve ark. (2016). Identifying Sources of Marine Litter. Avrupa Komisyonu Ortak Araştırma Merkezi (JRC), EUR 28309 EN, Publications Office of the European Union, Luxembourg, s.9. Şu adresten erişilebilir: https://publications.jrc.ec.europa.eu/repository/handle/JRC104038. Son erişim tarihi: Ağustos 2026.

4) Veiga et al, a.g.e.

5) Veiga et al, a.g.e.

6) Venkatesan, S.S. ve Kalyan De, S.J.. (2025). “Unveiling the risk of marine litter and derelict fishing gear in remote coral reefs of the Andaman and Nicobar Islands, North Indian Ocean”, Marine Pollution Bulletin, Vol. 212. Şu adresten erişilebilir: https://doi.org/10.1016/j.marpolbul.2025.117591. Son erişim tarihi: Ağustos 2026.

7) Barnes, D.K.A. ve Milner, P. (2005). “Drifting plastic and its consequences for sessile organism dispersal in the Atlantic Ocean”, Marine Biology, 146, ss.815-825. Şu adresten erişilebilir: https://doi.org/10.1007/s00227-004-1474-8. Son erişim tarihi: Ağustos 2026.

8) Barnes, D.K.A., Galgani, F., Thompson, R.C. ve Barlaz, M. (2009). “Accumulation and fragmentation of plastic debris in global environments”, Philosophical Transactions B, The Royal Society Publishing, Vol.364, Sayı:526, ss.1985-1998. Şu adresten erişilebilir: https://doi.org/10.1098/rstb.2008.0205. Son erişim tarihi: Ağustos 2026.

9) Derraik, J. G. (2002). “The pollution of the marine environment by plastic debris: a review”, Marine Pollution Bulletin, Vol.4, Sayı:9, ss.842-852.Şu adresten erişilebilir: https://doi.org/10.1016/S0025-326X(02)00220-5. Son erişim tarihi: Ağustos 2026.

10) Joint Group of Experts on the Scientific Aspects of Marine Environmental Protection (GESAMP). (2016) Sources, fate and effects of microplastics in the marine environment: Part two of a global assessment, Editörler Kershaw, P.J. ve Rochman, C.M., Journal Series GESAMP Reports and Studies, #93,IMO. Şu adresten erişilebilir: https://www.gesamp.org/publications/microplastics-in-the-marine-environment-part-2. Son erişim tarihi: Ağustos 2026.

11) Uluslararası Doğa Koruma Birliği (IUCN). (2024). Issues Brief. Şu adresten erişilebilir: https://iucn.org/sites/default/files/2024-04/marine-plastic-pollution-issues-brief_nov21-april-2024-small-update_0.pdf. Son erişim tarihi: Ağustos 2026.

12) UNEP. (2025). Answering 10 pressing questions about plastic pollution. Şu adresten erişilebilir: Answering 10 pressing questions about plastic pollution. Son erişim tarihi: Ağustos 2026.

13) Uluslararası Denizcilik Örgütü (IMO). (2026). Media Center. Şu adresten erişilebilir: https://www.imo.org/en/mediacentre/hottopics/pages/marinelitter-default.aspx. Son erişim tarihi: Ağustos 2026.

14) Birleşmiş Milletler Çevre Programı Akdeniz Eylem Planı Sekretaryası (UNEP MAP). (2020). State of the Environment and Development in the Mediterranean. Editörler: Lemaitre-Curri, E. ve Tode, L., Plan Bleu Regional Activity Centre, Marsilya. Şu adresten erişilebilir: https://planbleu.org/wp-content/uploads/2021/04/SoED_full-report.pdf. Son erişim tarihi: Ağustos 2026.

15) UNEP MAP. (2023). Quality Status Report 2023. Şu adresten erişilebilir: https://medqsr2023.info-rac.org/wp-content/uploads/2024/03/Decision-IG.26-3-Med-QSR.pdf. Son erişim tarihi: Ağustos 2026.

16) UNEP MAP, 2023, a.g.k.

17) UNEP MAP. (2017). The first Quality Status Report for the Mediterranean – MED QSR. Şu adresten erişilebilir: https://www.medqsr.org/sites/default/files/inline-files/2017MedQSR_Online_0.pdf. Son erişim tarihi: Ağustos 2026.

18) UNEP MAP, 2020, a.g.k.

19) GESAMP, a.g.k.

20) Kühn, S. ve van Franeker, J. A.. (2020). “Quantitative overview of marine debris ingested by marine megafauna”, Marine Pollution Bulletin, Vol.151. Şu adresten erişilebilir: https://doi.org/10.1016/j.marpolbul.2019.110858. Son erişim tarihi: Ağustos 2026.

21) Rochman, C.M., Browne, M.A. Underwood, A.J. ve ark. (2016). “The ecological impacts of marine debris: unraveling the demonstrated evidence from what is perceived”, Ecology (Ecological Society of America), Editör: P. T. Raimondi. Şu adresten erişilebilir: https://doi.org/10.1890/14-2070.1. Son erişim tarihi: Ağustos 2026.

22) Wilcox, C., Mallos, N. J., Leonard, G.H., Rodriguez, A., Hardesty, B.D. (2016). “Using expert elicitation to estimate the impacts of plastic pollution on marine wildlife”, Marine Policy, Vol.65. Şu adresten erişilebilir: https://doi.org/10.1016/j.marpol.2015.10.014. Son erişim tarihi: Ağustos 2026.

23) Hartmann, N.B., Kleijn, J.M., Garnæs, J., van de Meent, D., Hendriks, A.J., Baun, A. (2017). “The toxicity of plastic nanoparticles to green algae as influenced by surface modification, medium hardness and cellular adsorption”, Aquatic Toxicology, Vol.183, Şubat 2017, ss.11-20. Şu adresten erişilebilir: https://doi.org/10.1016/j.aquatox.2016.12.005. Son erişim tarihi: Ağustos 2026.

24) Earthday.org. (2022). End Plastic Pollution Fact Sheet: Plastics in the Ocean. Şu adresten erişilebilir: https://www.earthday.org/fact-sheet-plastics-in-the-ocean/. Son erişim tarihi: Ağustos 2026.

25) Mato, Y., Isobe, T., Takada, H., Kanehiro, H., Ohtake, C., Kaminuma, T. (2001). “Plastic resin pellets as a transport medium for toxic chemicals in the marine environment”, Environmental Science &  Technology,  35, Sayı:2, ss.318-324.Şu adresten erişilebilir: https://doi.org/10.1021/es0010498. Son erişim tarihi: Ağustos 2026.

26) Barnes, D.K.A. (2002). “Biodiversity: invasions by marine life on plastic debris”, Nature, Vol.416, Sayı: 6883, ss.808-9. Şu adresten erişilebilir: https://doi.org/10.1038/416808a. Son erişim tarihi: Ağustos 2026.

27) Masó, M., Garcés, E., Pagès, F., Camp, J.. (2003). “Drifting plastic debris as a potential vector for dispersing Harmful Algal Bloom (HAB) species”, Scientia Marina, Vol.67, Sayı:1 . Şu adresten erişilebilir: https://doi.org/10.3989/scimar.2003.67n1107. Son erişim tarihi: Ağustos 2026.

28) Teuten, E. L., Saquing, J.M., Knappe, D.R.U. ve ark. (2009). “Transport and release of chemicals from plastics to the environment and to wildlife”, Philosophical Transactions B, The Royal Society Publishing, Vol.364, Sayı:1526, ss.2027-2045. Şu adresten erişilebilir: https://doi.org/10.1098/rstb.2008.0284. Son erişim tarihi: Ağustos 2026.

29) Galloway, T.S., Cole, M. ve Lewis, C.. (2017). Review Article: “Interactions of microplastic debris throughout the marine ecosystem”, Nature Ecology & Evolution, 1, Sayı:5, Makale No: 0116. Şu adresten erişilebilir: https://doi.org/10.1038/s41559-017-0116. Son erişim tarihi: Ağustos 2026.

30) IMO. (1983). MARPOL Sözleşmesi (International Convention for the Prevention of Pollution from Ships [MARPOL]). Şu adresten erişilebilir: https://www.imo.org/en/about/conventions/pages/international-convention-for-the-prevention-of-pollution-from-ships-(marpol).aspx. Son erişim tarihi: Ağustos 2026.

31) UNEP. (2016). The Honolulu Strategy: A Global Framework for Prevention and Management of Marine Debris. Şu adresten erişilebilir: https://wedocs.unep.org/handle/20.500.11822/10670. Son erişim tarihi: Ağustos 2026.

32) G20 Üye Ülkeleri. (2017). G20 Action Plan on Marine Litter. G20 2017 Hamburg Zirvesi. Şu adresten erişilebilir: https://www.g20.utoronto.ca/2019/2019-G20-Implementation-Framework-for-Actions-on-Marine-Plastic-Litter.pdf. Son erişim tarihi: Ağustos 2026.

33) European Parliament & Council of the European Union. (2008). Marine Strategy Framework Directive. Şu adresten erişilebilir: https://eur-lex.europa.eu/eli/dir/2008/56/oj/eng. Son erişim tarihi: Ağustos 2026.

34) European Parliament & Council of the European Union. (2018). European Strategy for Plastics in a Circular Economy. Şu adresten erişilebilir: https://eur-lex.europa.eu/legal-content/EN/TXT/?uri=COM:2018:28:FIN. Son erişim tarihi: Ağustos 2026.

35) European Parliament & Council of the European Union. (2019). Directive on reducing the impact of certain plastic products on the environment. Şu adresten erişilebilir: http://data.europa.eu/eli/dir/2019/904. Son erişim tarihi: Ağustos 2026.

36) European Parliament & Council of the European Union. (2020). Circular Economy Action Plan. Şu adresten erişilebilir: https://environment.ec.europa.eu/strategy/circular-economy_en?etrans=de&prefLang=de&utm. Son erişim tarihi: Ağustos 2026.

37) European Parliament & Council of the European Union. (2021). Pathway to a Healthy Planet for All – EU Action Plan: “Towards Zero Pollution for Air, Water and Soil”. Şu adresten erişilebilir: https://eur-lex.europa.eu/legal-content/EN/TXT/?uri=CELEX:52021DC0400. Son erişim tarihi: Ağustos 2026.

38) UNEP. (2019). Convention for the Protection of the Marine Environment and the Coastal Region of the Mediterranean and its Protocols. Şu adresten erişilebilir: https://wedocs.unep.org/handle/20.500.11822/31970. Son erişim tarihi: Ağustos 2026.

39) UNEP. (2021a). 22nd Meeting of the Contracting Parties to the Convention for the Protection of the Marine Environment and the Coastal Region of the Mediterranean and its Protocols. Şu adresten erişilebilir: https://wedocs.unep.org/handle/20.500.11822/37127. Son erişim tarihi: Ağustos 2026.

40) UNEP. (2013). Decision IG.21/7: Regional Plan on Marine Litter Management in the Mediterranean in the Framework of Article 15 of the Land Based Sources Protocol. Şu adresten erişilebilir: https://wedocs.unep.org/rest/api/core/bitstreams/d29ae0da-f980-4389-a99b-3d9df7671e49/content. Son erişim tarihi: Ağustos 2026.

41) UNEP. (2021b). Decision IG.25/9: Amendments to the Regional Plan on Marine Litter Management in the Mediterranean in the Framework of Article 15 of the Land Based Sources Protocol. Şu adresten erişilebilir: https://wedocs.unep.org/rest/api/core/bitstreams/793e1f6e-7b00-4666-b68f-7a7a98368661/content. Son erişim tarihi: Ağustos 2026.

42) Resmî Gazete. (1983). Çevre Kanunu. 11 Ağustos 1983 tarih ve 18132 sayılı nüsha, Kanun No: 2872, Kabul Tarihi: 09.08.1983. Şu adresten erişilebilir: https://mevzuat.adalet.gov.tr/mevzuat/103047?query=Madde%208. Son erişim tarihi: Ağustos 2026.

43) Resmî Gazete. (2004). Gemilerden Atık Alınması ve Atıkların Kontrolü Yönetmeliği. 26 Aralık 2024 tarih ve 25682 sayılı nüsha. Şu adresten erişilebilir: https://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2004/12/20041226.htm. Son erişim tarihi: Ağustos 2026.

44) Çevre ve Şehircilik Bakanlığı. (2019). Deniz Çöpleri İl Eylem Planlarının Hazırlanması ve Uygulanması Genelgesi (2019/9). Şu adresten erişilebilir: https://webdosya.csb.gov.tr/db/cygm/icerikler/den-z-copler–il-eylem-planlarinin-hazirlanmasi-ve-uygulanmasigenelges–20190611131547.pdf. Son erişim tarihi: Ağustos 2026.

45) Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı. (2026). Denizcilik Atıkları Uygulaması Hakkında Genelge (2026/12). Şu adresten erişilebilir: https://webdosya.csb.gov.tr/v2/cygm/2026/09/Denizcilik-At-klar-Uygulamas-Hakk-nda-Genelge-20260909173240.pdf. Son erişim tarihi: Ağustos 2026.

46) Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı. (2026). Mavi Kart Takip Sistemi Uygulaması Hakkında Genelge (2026/3). Şu adresten erişilebilir: https://webdosya.csb.gov.tr/v2/cygm/2026/02/Mavi-Kart-Takip-Sistemi-Uygulamas-Hakk-nda-Genelge-20260212175908.pdf. Son erişim tarihi: Ağustos 2026.

47) Resmî Gazete. (2012). Limanlar Yönetmeliği. 26 Aralık 2024 tarih ve 28453 sayılı nüsha. Şu adresten erişilebilir: https://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2012/10/20121031-5.htm. Son erişim tarihi: Ağustos 2026.

48) Resmî Gazete. (1990). Kıyı Kanunu. 17 Nisan 1990 tarih ve 20495 sayılı nüsha, Kanun No: 3621, Kabul Tarihi: 04.04.1990. Şu adresten erişilebilir: https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuat?MevzuatNo=3621&MevzuatTur=1&MevzuatTertip=5. Son erişim tarihi: Ağustos 2026.

49) Resmî Gazete. (1990). Kıyı Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmelik. 03 Ağustos 1990 tarih ve 20594 sayılı nüsha. Şu adresten erişilebilir: https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuat?MevzuatNo=4897&MevzuatTur=7&MevzuatTertip=5. Son erişim tarihi: Ağustos 2026.

50) Resmî Gazete. (2015). Atık Yönetimi Yönetmeliği. 02 Nisan 2015 tarih ve 29314 sayılı nüsha. Şu adresten erişilebilir: https://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2015/04/20150402-2.htm. Son erişim tarihi: Ağustos 2026.

51) Resmî Gazete. (2021). Ambalaj Atıklarının Kontrolü Yönetmeliği. 26 Haziran 2021 tarih ve 31523 sayılı nüsha. Şu adresten erişilebilir: https://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2021/06/20210626-18.htm. Son erişim tarihi: Ağustos 2026.

52) Resmî Gazete. (2019). Sıfır Atık Yönetmeliği. 12 Temmuz 2019 tarih ve 30829 sayılı nüsha. Şu adresten erişilebilir: https://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2019/07/20190712-9.htm. Son erişim tarihi: Ağustos 2026.

Leyla Şimşek Çavuş

Leyla Şimşek Çavuş