Escarus

Sürdürülebilir Finans: Taksonomi 101

Paylaşım TarihiEylül 7, 2026

Sürdürülebilir ve düşük karbonlu bir ekonomiye geçiş, köklü bir dönüşümü gerektirmekte ve bu dönüşümü besleyecek muazzam bir sermaye ihtiyacını beraberinde getirmektedir. Enerji sistemlerinin modernizasyonundan sanayide karbonsuzlaşmaya, döngüsel ekonomi uygulamalarından çevre dostu altyapı projelerine kadar pek çok alanda ciddi bir finansman ihtiyacı bulunmaktadır. Bu noktada finans sektörü, elindeki yönlendirici güçle yeşil dönüşümün merkezinde konumlanmakta ve sanayideki hareketlenmeyi hızlandıran bir lokomotif işlevi görmektedir. Yatırımların bu dönüşümü destekler şekilde yönlendirilmesinde ise sürdürülebilir finans kavramı öne çıkmaktadır. Sürdürülebilir finans, yatırım kararları alınırken çevresel, sosyal ve yönetişim (ÇSY) odaklı hususların gözetilmesini ifade etmektedir.1 Buradaki temel amaç, uzun vadede sürdürülebilir projelere ve faaliyetlere aktarılan yatırımın hacmini artırmaktır.

Sürdürülebilir finans uygulamalarının yaygınlaşmasıyla birlikte önemli bir sorun ortaya çıkmıştır. Bir yatırımın veya ekonomik faaliyetin gerçekten sürdürülebilir olup olmadığını değerlendirecek ortak ve bağlayıcı bir standart bulunmadığında, “sürdürülebilir” etiketi büyük ölçüde kuruluşların kendi beyanlarına dayanmaktadır. Bir finans kuruluşu tarafından sürdürülebilir olarak nitelendirilen bir faaliyet başka bir yatırımcı tarafından farklı şekilde değerlendirilebilmekte, şirketler de faaliyetlerini birbirinden ayrışan sürdürülebilirlik iddialarıyla sunabilmektedir. Ortak bir sınıflandırma olmadan kuruluşların ÇSY performanslarını kendi ölçütleriyle tanımlamaları, faaliyetlerin gerçekte olduğundan daha sürdürülebilir gösterilmesi anlamına gelen “yeşil aklama” riskini artırmaktadır. Sürdürülebilir finans piyasalarının büyümesiyle birlikte yatırımcılar, şirketler, finans kuruluşları ve düzenleyici kurumlar arasında ortak, tutarlı ve bağlayıcı bir tanım ile sınıflandırma ihtiyacı ortaya çıkmıştır. Sürdürülebilir finans taksonomileri ise tam da bu ihtiyaca cevap vermek amacıyla geliştirilmiştir.

Bu yazıda sürdürülebilir finans taksonomisi kavramı, taksonomilerin farklılaştığı temel eksenler, finansal taksonominin dünyadaki gelişimi ve Türkiye’deki taksonomi çalışmaları ele alınacaktır.

Sürdürülebilir Finans Taksonomisi Nedir?

Taksonomi en genel anlamıyla “benzer nitelikteki unsurları adlandırma, gruplandırma ve sınıflandırma sistemi” olarak tanımlanmaktadır.2 Sürdürülebilir finans bağlamında ise taksonomi; ekonomik faaliyetlerin belirli sürdürülebilirlik hedefleriyle ne ölçüde uyumlu olduğunu değerlendirmeye temel oluşturan kriterler ve sınıflandırma sistemidir. Amacı, yatırımcılara ve diğer paydaşlara açık ve güvenilir bir referans sunarak karar alma süreçlerine yardımcı olmaktır.3 Taksonomiler, sürdürülebilir finans ekosisteminin temel unsurları arasında yer almaktadır. Finansal kuruluşlar, hükümetler ve şirketler tarafından kullanılan sürdürülebilir finans çerçeveleri ve politika araçları için ortak bir dil ve referans çerçevesi sağlayarak bunların tutarlılığını ve güvenilirliğini desteklemektedir.4

Taksonomileri yalnızca amaçları veya geliştiricileri üzerinden sınıflandırmak farklı taksonomi yaklaşımlarının tüm özelliklerini ortaya koymak için yeterli değildir. Taksonomiler hangi sürdürülebilirlik hedeflerine odaklandıkları, hangi faaliyet ve sektörleri kapsadıkları, neyi sınıflandırdıkları, nasıl bir çıktı ürettikleri, kim tarafından geliştirildikleri, hangi tür kriterlere dayandıkları ve ne ölçüde bağlayıcı oldukları bakımından farklılaşabilmektedir. Bu boyutlar çeşitli şekillerde bir araya gelebildiğinden taksonomilerin tek bir sınıflandırma ekseni üzerinden değerlendirilmesi yerine birden fazla boyutun birlikte ele alınması daha kapsamlı bir bakış açısı sunmaktadır. Bu doğrultuda, çeşitli kaynaklarda yer alan taksonomi yaklaşımları ve sınıflandırmaları birlikte değerlendirilerek taksonomileri karşılaştırmaya yönelik analitik bir çerçeve oluşturulmuştur.  Geliştirilen çerçevede taksonomiler amaç, kapsam, hedef birim, çıktı, otorite, kriter tipi ve bağlayıcılık olmak üzere yedi eksen üzerinden ele alınmış olup bu eksenler ile değerlendirme boyutları Tablo 1’de sunulmaktadır.

Tablo 1: Taksonominin Taksonomisi

Eksen Değerlendirme Boyutu
1. Amaç Taksonominin desteklediği hedefler ve bu hedefler arasındaki ilişki
2. Kapsam Kapsanan ekonomik faaliyetler ve sektörler ile geçiş finansmanına yaklaşım
3. Hedef Birim Sınıflandırmanın temel aldığı birim: ekonomik faaliyet, kurum, varlık vb.
4. Çıktı Sınıflandırmanın ürettiği sonuç ve bu sonucun niteliği: ikili, kademeli vb.
5. Otorite Taksonominin geliştiricisi ve kurumsal niteliği: kamu veya piyasa aktörü
6. Kriter Tipi Sınıflandırmada kullanılan kriterlerin niteliği: teknik, niteliksel, ilke bazlı vb.
7. Bağlayıcılık Taksonominin kullanım niteliği ve uygulanma düzeyi: zorunlu veya gönüllü

Not: Tabloda yer alan yedi eksen, Uluslararası Ödemeler Bankası (Bank for International Settlements – BIS), Uluslararası Sermaye Piyasası Derneği (International Capital Market Association – ICMA) ve İklim Tahvilleri Girişimi (Climate Bonds Initiative – CBI) tarafından geliştirilen yaklaşımlardan yararlanılarak oluşturulmuştur.

 

Taksonomilerin bu yedi eksen üzerinden nasıl ayrıştığını görebilmek için her bir eksen, kapsadığı boyutlar ve uygulamadaki karşılıklarıyla birlikte incelenecektir.

 

1) Amaç Ekseni: Taksonominin Hizmet Ettiği Hedef

Taksonomiler, hizmet ettikleri hedefin kapsamına göre değişiklik göstermektedir. Hedefler genellikle üç kapsamda taksonomileri yönlendirmektedir: yalnızca iklim hedeflerine odaklanan taksonomiler, iklimi de içerecek şekilde daha geniş çevresel hedefleri kapsayan taksonomiler ve çevresel ile sosyal hedefleri birlikte ele alan sürdürülebilirlik taksonomileri.5 Çevresel hedefler bakımından küresel ölçekte bir uzlaşı bulunmakta ve Avrupa Birliği (AB) Taksonomisi ile ortaya konulan altı hedef referans alınmaktadır. Sosyal hedeflerde ise benzer bir uzlaşı henüz sağlanamamıştır. Latin Amerika ve Karayipler Ortak Taksonomi Çerçevesi sosyal hedefleri insana yakışır iş ve istihdam yaratımı, yaşam kalitesi, kapsayıcı topluluklar, sürdürülebilir şehirler ve toplumsal cinsiyet eşitliği olarak haritalarken6 AB Sürdürülebilir Finans Platformu paydaş grubu esaslı bir kurgu önermektedir. Bu yaklaşımda sosyal hedefler insana yakışır iş, son kullanıcılar için yeterli yaşam standardı ile kapsayıcı ve sürdürülebilir toplumlar olmak üzere üç başlık altında sunulmaktadır.7

Her bir hedefin kendi başına taşıdığı etkinin ötesinde, birden fazla hedef içeren taksonomilerde bu hedeflerin birbiriyle kurduğu ilişki de amaç eksenine ikinci bir boyut kazandırmaktadır. Söz konusu ilişki bağımsız veya karşılıklı bağımlı bir yapıda tasarlanabilmektedir. Örneğin AB Taksonomisi’nde bir faaliyetin uygun sayılması için hem hedeflerden birine önemli katkı sağlaması hem de diğerlerine önemli zarar vermemesi şart koşulmaktadır.8 Sosyal boyutun çerçeveye dahil edilme şekli ise taksonomiden taksonomiye farklılık göstermektedir. Sosyal unsurlar bazı çerçevelerde hiç yer almazken bazılarında asgari bir güvence mekanizması olarak, bazılarında ise bağımsız bir hedef olarak konumlandırılmaktadır.9

 

2) Kapsam Ekseni: Taksonominin İçerdiği Faaliyetler

Bir taksonominin kapsamı, hangi ekonomik faaliyetleri içerdiği üzerinden şekillenmektedir. Bu çerçevede dört temel faaliyet türü öne çıkmaktadır. Bunlardan ilki, güneş ve rüzgâr enerjisi üretimi gibi hâlihazırda çevresel hedeflere önemli katkı sağlayan faaliyetlerdir. İkinci grup, çelik ve çimento üretimi gibi düşük karbonlu alternatifi bulunmayan ancak ekonomi açısından vazgeçilmez olduğu için zaman içinde dönüştürülmesi beklenen geçiş faaliyetleridir. Üçüncü grupta doğrudan yeşil sayılmasa da diğer faaliyetlerin karbonsuzlaşmasını mümkün kılan kolaylaştırıcı faaliyetler yer almaktadır. Güneş paneli üretimi bu kategorinin tipik örneğidir. Sonuncu grupta ise eğitim, sağlık ve ticaret gibi herhangi bir çevresel hedefe önemli katkı sağlamamakla birlikte önemli zarar da oluşturmayan asgari performans faaliyetleri bulunmaktadır.10

Bu sınıflandırmanın içerdiği bileşenler, taksonominin yalnızca mevcut yeşil faaliyetlerin yaygınlaştırılmasına mı yoksa yüksek emisyonlu sektörlerin dönüşümünü kapsayacak bir çerçeveye mi odaklandığını göstermektedir.11 Geçiş faaliyetlerini de kapsayan taksonomilerde bu alanın yeşil aklamaya konu olmaması için çeşitli koşullar tanımlanmaktadır. Geçiş statüsünün yalnızca düşük karbonlu bir alternatifi bulunmayan faaliyetlere verilmesi, zaman içinde ölçülebilir iyileştirme gerekliliği getirilmesi ve bu statünün belirli bir süreyle sınırlandırılması ilgili koşullar arasında yer almaktadır.

Kapsam ekseninin bir diğer boyutu ise faaliyetlerin hangi sınıflandırma sistemi üzerinden tanımlandığıdır. Taksonomilerin büyük bir kısmı ekonomik faaliyetleri Uluslararası Standart Sanayi Sınıflandırması (International Standard Industrial Classification of All Economic Activities – ISIC) veya bunun yerel uyarlamaları üzerinden kodlamaktadır. AB’de NACE, Brezilya’da CNAE ve Endonezya’da KBLI bu uyarlamalara örnektir.12 Ancak bu yaklaşım her ülkede aynı şekilde benimsenmemektedir. Örneğin Çin’in Yeşil Tahvil Onaylı Proje Kataloğu faaliyetleri sektör kodlarından ziyade etki ve işlev temelinde sınıflandırırken Moğolistan, Malezya ve Bangladeş taksonomileri herhangi bir sanayi kodu sistemine doğrudan referans vermemektedir.13 Bu farklılıklar, aynı faaliyetin farklı taksonomilerde eşleştirilmesini zorlaştırmakta ve ek analiz ihtiyacı doğurmaktadır. Bu durum da uluslararası yatırımcılar ve ihraççılar açısından işlem maliyetlerini artıran bir unsur olarak değerlendirilmektedir.14

 

3) Hedef Birim Ekseni: Taksonominin Sınıflandırdığı Birim

Taksonomiler, sürdürülebilirlik değerlendirmesini hangi birim üzerinden gerçekleştirdikleri bakımından farklılaşmaktadır. Bu birim ekonomik faaliyet, varlık ya da kurumun bütünü olabilmektedir. AB ve Çin taksonomileri faaliyet bazlı metrikler benimserken CBI varlık temelli bir çerçeve kullanmaktadır. Birim farkı, sınıflandırmanın dayandığı ölçüm mantığını da değiştirmektedir. Faaliyet temelli sistemlerde kriterler belirli bir iş koluna bağlanmakta ve sanayi sınıflandırma kodlarıyla eşleştirilmektedir. Örneğin rüzgâr enerjisinden elektrik üretimi bir faaliyet olarak tanımlanmakta ve şirket gelirinin bu faaliyetten gelen kısmı üzerinden değerlendirme yapılmaktadır. Buna karşılık varlık temelli yaklaşımda, değerlendirme belirli bir fiziksel unsur üzerinden yürütülmektedir. CBI sistemi sanayi sınıflandırma kodlarına referans vermek yerine varlıkları üretim tesisi, tedarik zinciri tesisi ve altyapı gibi kategoriler altında ele almaktadır.15 İki birim arasındaki ayrım uygulamada da önemli sonuçlar doğurmaktadır. Faaliyet bazlı sistemlerde değerlendirme yalnızca üretim çıktısını değil, ilgili iş koluna ait operasyonel giderleri de kapsayabilirken varlık bazlı yaklaşım daha çok sermaye yatırımlarına odaklanmaktadır. Bu nedenle proje bazlı çalışan yeşil tahvil piyasası ile faaliyet bazlı kurgulanan resmi taksonomi sistemleri arasında doğrudan uyum her zaman mümkün olmamakta ve ek yorum ihtiyacı ortaya çıkmaktadır.16

Bu ayrımın dikkat çeken bir sonucu da yeşil olarak sınıflandırılan bir projenin kurum düzeyinde bakıldığında aslında yeşil olmayan bir tablo yaratmasıdır. Örneğin yenilenebilir enerji altyapı inşası faaliyet bazlı bir taksonomide yeşil olarak değerlendirilebilirken aynı projenin karbon yoğunluğu yüksek faaliyetlere sahip bir şirket tarafından yürütülmesi durumunda kurumun genel emisyon profili farklılaşabilmektedir. Bu durumda, proje kaynaklı emisyon azaltımının şirketin toplam emisyonuna kıyasla sınırlı kalması, yeşil sertifikasyonun etkisini olduğundan daha yüksek gösterebilmektedir.17 Sorunun çözümünde değerlendirme genellikle üç seviyede ele alınmakta ve sonuçlar ağırlıklandırılarak tek bir uyum oranına dönüştürülmektedir. Faaliyet seviyesinde teknik tarama kriterleri doğrudan uygulanmakta ve ek bir toplulaştırma gerekmemektedir. Gelirlerin kullanımına dayalı borçlanma araçları da bu düzeyde değerlendirilmektedir. Kurum seviyesinde şirketin iş kolları ayrı ayrı analiz edilmekte, ardından ilgili iş kollarının ciro, sermaye harcaması veya işletme gideri içindeki paylarıyla ağırlıklandırılarak genel uyum oranı hesaplanmaktadır. Örneğin beş iş koluna sahip bir holdingde bu alanlardan biri yeşil, ikisi geçiş, biri uyumsuz ve biri kapsam dışı olarak sınıflandırıldığında toplam uyum oranı, bu dağılımın ciro paylarıyla birleştirilmesi yoluyla belirlenmektedir. Portföy seviyesinde ise holding şirketleri alt şirketlerine, finansal portföyler ise içerdikleri yatırımlara ayrıştırılmakta ve her birinin uyum oranı portföy içindeki ağırlığına göre toplulaştırılmaktadır.18

 

4) Çıktı Ekseni: Taksonominin Ürettiği Bilgi

Taksonomiler arasında belirgin bir diğer ayrışma noktası, değerlendirme sonucunda üretilen çıktının nasıl tanımlandığıdır. Kullanılan en yaygın çıktı yaklaşımı ikili sınıflandırmadır. Yani bir faaliyet taksonomiye ya uyumlu ya da uyumsuz olarak değerlendirilmektedir.19 Buna karşılık ASEAN Taksonomisi gibi taksonomiler, uyum düzeyini daha kademeli göstermek amacıyla trafik ışığı sistemini kullanmaktadır. Bu sistemde yeşil kategori çevresel hedeflere doğrudan ve güçlü katkı sağlayan faaliyetleri, turuncu kategori tam anlamıyla yeşil standartları karşılamamakla birlikte sürdürülebilirliğe geçiş niteliği taşıyan faaliyetleri, kırmızı kategori ise uyumsuz faaliyetleri ifade etmektedir.20

Çıktının güvenilirliği ise doğrulama mekanizmalarına bağlıdır. Taksonomi uyumunun izlenmesi ve doğrulanması kamu otoritelerinin veya piyasa aktörlerinin kararına bırakılmaktadır. Her iki durumda da veri gerekliliklerinin karşılanması, raporlama süreçlerinin düzgünlüğü ve bağımsız dış denetim temel doğrulama unsurları arasında yer almaktadır. Dış denetim iki şekilde gerçekleşmektedir. İkinci taraf görüşü (Second Party Opinion – SPO), seçilen kriterlerin uygunluğunu niteliksel olarak değerlendirirken üçüncü taraf güvencesi, açıklanan verilerin tamamı üzerinde bağımsız denetim sunarak çıktının kalitesini yükseltmektedir. AB’de Kurumsal Sürdürülebilirlik Raporlama Direktifi (Corporate Sustainability Reporting Directive – CSRD), taksonomi açıklamaları dahil olmak üzere sürdürülebilirlik raporlamasının bağımsız denetçiler tarafından doğrulanmasını ve en az sınırlı güvence alınmasını zorunlu kılmaktadır.21 Bu alandaki ilk kapsamlı küresel çerçevelerden biri olan ISSA 5000 ise 15 Aralık 2026 sonrası raporlama dönemleri için uygulanacak şekilde yürürlüğe girecek ve güvence sağlayıcılarına yönelik ortak bir standart seti sunacaktır.22

 

5) Otorite Ekseni: Taksonomiyi Kimin Geliştirdiği

Taksonomiler, hazırlayan otoriteye göre resmi sektör taksonomileri ve piyasa bazlı taksonomiler olarak ikiye ayrılmaktadır. Piyasa bazlı taksonomiler, sürdürülebilir finans piyasasının işleyişine uygun biçimde sektörel ve proje esaslı bir metodoloji benimserken resmi sektör taksonomileri ise istatistiki ve ekonomik analiz amacıyla geliştirilmiş mevcut sınıflandırma sistemleri üzerine inşa edilmektedir. CBI Taksonomisi, MDB-IDFC Ortak İlkeleri ve ISO’nun geliştirdiği yeşil taksonomi piyasa bazlı örnekler arasında yer alırken AB, ASEAN, Güney Afrika, Sri Lanka ve Çin taksonomileri resmi sektör taksonomilerine örnek teşkil etmektedir.

Aradaki fark yalnızca hazırlayan kurumla sınırlı kalmamakta ve içeriğe de yansımaktadır. Resmi sektör taksonomileri sınıflandırma amacının ötesinde ek değerlendirmeler içerebilmektedir. Birden fazla sürdürülebilirlik hedefinin birlikte gözetilmesi, çelişen amaçlardan kaçınılması ve sosyal kriterlerin hesaba katılması bu ek katmanlara örnek oluşturmaktadır. Bir çerçevenin piyasa bazlı olması sanılanın aksine bağlayıcılıktan uzaklaşıldığı anlamına gelmemektedir. Örneğin CBI Taksonomisine uyum, ihraççının ilgili kuruluşun yeşil tahvil listesine dâhil edilmesini belirlemektedir. Bu liste de bazı endeks sağlayıcıları tarafından fon yatırım uygunluğunun, bazı borsalar tarafından ise sürdürülebilirliğe ayrılmış kotasyon segmentlerinin tespitinde kullanılmaktadır. Dolayısıyla gönüllü bir çerçeve, piyasa mekanizmaları aracılığıyla fiilen belirleyici hâle gelebilmektedir.23

 

6) Kriter Tipi Ekseni: Uygunluğun Ölçülme Biçimi

Bir faaliyetin taksonomiye uygun sayılıp sayılmadığı teknik tarama kriterleri aracılığıyla belirlenmektedir. Bu kriterler, bir ekonomik faaliyetin ne zaman sürdürülebilir kabul edileceğini tanımlamakta ve faaliyetin ya nihai ürününe ya da üretim sürecine ilişkin olarak kurgulanmaktadır.24 Uygulamada bu kriterler üç farklı şekilde tasarlanabilmektedir: geçti/kaldı kriterleri, niteliksel kriterler ve ilke bazlı kriterler. Geçti/kaldı kriterlerinde sonuç nettir ve bu sonuca dört mekanizma üzerinden ulaşılabilmektedir. Faaliyet, doğası gereği koşulsuz uygun kabul edilebilmekte (örn. güneş ve rüzgâr enerjisi); sayısal bir performans eşiğinin karşılanması beklenmekte (örn. hidrojen üretiminde kilogram başına emisyon sınırı); belirli bir coğrafyada en iyi performans gösteren dilime girilmesi istenmekte; ya da kabul görmüş bir sertifikaya sahip olunması yeterli sayılmaktadır (örn. bina inşaatında LEED). Niteliksel kriterler sayısal eşik yerine belirli bir uygulama veya sürecin varlığını esas almakta, sürdürülebilir tarım uygulamalarını içeren entegre çiftlik yönetim planının hazırlanmış ve uygulanıyor olması bu yaklaşımın tipik örneğini oluşturmaktadır. İlke bazlı kriterler ise “etkiyi en aza indirme” gibi genel çerçeve ifadelerine dayanmakta ve değerlendirmeyi daha yoruma açık bir düzlemde kurgulamaktadır. Ölçülebilirlik azaldıkça yorum farklılıkları ve taksonomiler arası karşılaştırma güçlüğü artmaktadır.

Taksonomiler yalnızca hedefe katkıyı değil, diğer hedeflere zarar verilmemesini de şart koştuğunda iki ek kontrol mekanizması daha devreye girmektedir. Önemli Zarar Vermeme (Do No Significant Harm – DNSH) kriterleri her bir çevresel hedef için faaliyete özgü olarak tanımlanmaktadır. Asgari Sosyal Güvenlik Önlemleri (Minimum Social Safeguards – MSS) ise faaliyet düzeyinden ziyade kurumun tamamına uygulanmakta ve genellikle çalışma standartları, insan hakları ve yolsuzlukla mücadele gibi alanları kapsamaktadır. Bu çerçevelerin ayrıntı düzeyi ülkeden ülkeye değişmekte ve yerel mevzuatın yanı sıra Uluslararası Finans Kurumu (International Finance Corporation – IFC) Performans Standartları ve Ekvator Prensipleri gibi çerçeveler de uygulamada referans olarak kullanılmaktadır.25

 

7) Bağlayıcılık Ekseni: Uygulama Zorunluluğu

Taksonomiler, teknik bir araç olarak yeşil ve sürdürülebilir faaliyetlerin tanımlanmasını sağlarken aynı zamanda politika yapıcılar için kullanım alanı ve kapsamı belirlenen bir politika aracı niteliği taşımaktadır. Bağlayıcılık açısından mevcut görünüm, taksonomilerin büyük çoğunluğunun gönüllü esasla uygulandığını göstermektedir. Sustainable Finance Taxonomy Mapper verilerine göre, finansal piyasa katılımcıları ve şirketler için ifşa yükümlülüğü, incelenen taksonomiler arasında AB Taksonomisinde öne çıkmaktadır. AB Taksonomisi kapsamında uyum raporlaması şirketler açısından CSRD, finansal piyasa katılımcıları açısından ise CSRD ve Sürdürülebilir Finans Bilgilendirme Tüzüğü (Sustainable Finance Disclosure Regulation – SFDR) düzenlemeleri aracılığıyla zorunlu hale gelmektedir. Taksonominin bağlayıcı olup olmaması ise metnin kendisinden ziyade, ulusal mevzuata entegrasyon biçimi ve politika tercihleri doğrultusunda şekillenmektedir.26

 

Dünyadaki Durum

Dünya genelinde bugün itibarıyla 50’den fazla ulusal veya bölgesel sürdürülebilir finans taksonomisi bulunmaktadır ve bunların bir kısmı yayımlanmış durumda olup diğer bir kısmı halen geliştirme aşamasındadır. Ülkeler, sürdürülebilir yatırımları net bir şekilde tanımlamak ve finansal kaynakları çevresel hedeflerle uyumlu hale getirmek üzere taksonomilere giderek daha fazla yönelmektedir.

Küresel ölçekte taksonomi çalışmaları özellikle Avrupa, Güneydoğu Asya, Afrika ve Latin Amerika’da yoğunlaşmaktadır. Bunun yanında Orta Asya, Kafkasya, Ortadoğu ve Pasifik bölgelerinde de ulusal taksonomi girişimleri görülmektedir. Bölgesel yaklaşımlar arasında AB Taksonomisi, ASEAN Taksonomisi ve AMF-UMOA Taksonomisi öne çıkarken çok sayıda ülke kendi ekonomik yapısını, kalkınma önceliklerini ve iklim hedeflerini dikkate alan ulusal taksonomiler geliştirmektedir.

Şekil 1: Küresel Taksonomi Haritası

Şekil 1’de yer alan Küresel Taksonomi Haritası, ülkeler arasındaki taksonomi geliştirme ve uygulama süreçlerinin aynı olgunluk seviyesinde olmadığına işaret etmektedir. Bazı ülkelerde taksonomiler yayımlanarak uygulamaya alınmışken bazı ülkelerde çalışmalar devam etmekte, bazıları ise bölgesel taksonomiler üzerinden ilerlemektedir. Bu durum, sürdürülebilir finans taksonomilerinin küresel ölçekte hızla yaygınlaştığını, ancak ülkelerin farklı ihtiyaç ve önceliklerine göre şekillenen çok merkezli bir yapının ortaya çıktığını göstermektedir. Bu çerçevede Türkiye de ulusal taksonomi geliştiren ülkeler arasında yer almakta ve küresel taksonomi ekosisteminin bir parçası haline gelmektedir.27

AB Taksonomisi: Küresel Referans Noktası

Sürdürülebilir finans piyasalarında ortak bir sınıflandırma ihtiyacına verilen en kapsamlı yanıt AB’den gelmiştir. Paris Anlaşması ve Birleşmiş Milletler 2030 Sürdürülebilir Kalkınma Gündemiyle üstlenilen taahhütler, Avrupa Komisyonu’nu finans sektörünü sürdürülebilirlikle bütünleştirecek bir strateji geliştirmeye yöneltmiştir. Bu doğrultuda 2016 yılında oluşturulan Sürdürülebilir Finans Üst Düzey Uzman Grubu’nun çalışmalarının ardından 2018 yılında “Sürdürülebilir Büyümeyi Finanse Etme Eylem Planı” yayımlanmıştır. Eylem Planı’nın ortaya koyduğu tabloya göre Avrupa’nın 2030 iklim ve enerji hedeflerine ulaşabilmesi için yılda yaklaşık 180 milyar avroluk ilave yatırıma ihtiyaç duyulmaktadır. Bu ölçekteki bir açığın kapatılması yalnızca daha fazla sermaye değil mevcut sermayenin doğru faaliyetlere yönlendirilmesini sağlayacak ortak bir dil gerektirdiğinden, taksonomi konusu Eylem Planı’nın öncelikli ihtiyacı olarak konumlandırılmıştır.28

Bu ihtiyaç, 18 Haziran 2020’de kabul edilip 12 Temmuz 2020’de yürürlüğe giren Taksonomi Tüzüğü ile hukuki bir çerçeveye kavuşmuştur. Kapsamın genişliği ve teknik karmaşıklığı nedeniyle sistem aşamalı olarak geliştirilmiştir. Çalışmalar önce iklim değişikliğinin azaltılması ve iklim değişikliğine uyum hedeflerine odaklanmış, diğer çevresel hedefler sonraki aşamalarda eklenmiştir. Tüzük, bir ekonomik faaliyetin çevresel açıdan sürdürülebilir sayılabilmesi için katkı sunması gereken altı çevresel hedef tanımlamaktadır. Ancak bu hedeflerden birine katkı sağlamak tek başına yeterli değildir. Faaliyetin aynı zamanda diğer hedeflere önemli zarar vermemesi, asgari sosyal güvenlik önlemlerine uyması ve bu iki koşulun faaliyete özgü ölçülebilir karşılığını oluşturan teknik tarama kriterlerini karşılaması gerekmektedir.29

Şekil 2: AB Taksonomisinin Altı Çevresel Hedefi

Şekil 3: AB Taksonomisinin Dört Genel Koşulu

Ortaya çıkan bu kapsam ve uygulama düzeyi, AB Taksonomisini yalnızca bölgesel bir düzenleme olmaktan çıkararak küresel bir referans noktasına dönüştürmüştür. Taksonomileri karşılaştıran çalışmalar, çoğunun benzer politika amaçları ve çevresel hedefler etrafında hizalandığını; AB Taksonomisinin önemli katkı ve önemli zarar vermeme kriterlerine dayanan titiz teknik tarama yaklaşımının diğerleri için bir model oluşturduğunu ortaya koymaktadır. AB temelli olmayan taksonomilerin çoğunda kapsamlı önemli zarar vermeme kriterlerinin bulunmaması ise yeşil aklama riskini artırmaktadır.30 

Türkiye’deki Taksonomi Çalışmaları

Türkiye’de ulusal taksonomi çalışmalarının temeli, AB taksonomisi mevzuatını referans alarak yatırımların sürdürülebilirliğinin belirlenmesine yönelik bir düzenleme hazırlanmasını hedefleyen Yeşil Mutabakat Eylem Planı ile atılmıştır.31 Bu hedef, 2023-2025 Orta Vadeli Program32 ve On İkinci Kalkınma Planı’nda33 da yinelenerek kalkınma politikası belgelerine yerleşmiştir. Hazırlık çalışmaları 2022 yılında başlamış, İklim Değişikliği Başkanlığı koordinasyonunda Fransız Kalkınma Ajansı’nın desteğiyle bir teknik destek projesi yürütülmüştür. Proje kapsamında diğer ülkelerdeki taksonomi örnekleri incelenmiş, finansal sistemdeki potansiyel kullanıcılar belirlenmiş ve raporlama kılavuzları hazırlanmıştır. Bu süreçte boşluk ve uyum analizleri gerçekleştirilerek raporlama şablonları ile Türkiye Yeşil Taksonomi Platformu geliştirilmiştir.34 Ulusal taksonomiye teknik destek sağlamak amacıyla usul ve esasları bir yönergeyle belirlenen Taksonomi Teknik Uzman Grubu kurulmuş, yapılan çalışmaları bir araya getiren ve gelecek yol haritasını ortaya koyan Taksonomi Çerçeve Dokümanı yayımlanmıştır.35

Tüm bu çalışmaların bir ürünü olan Türkiye Yeşil Taksonomi Yönetmeliği Taslağı tamamlanmış ve kamuoyu görüşüne açılmıştır. Taslak, AB Taksonomisini temel almakta ve aynı altı çevresel hedef ile dört koşullu uyumluluk yapısını içermektedir. Taslağın Ek-1’inde on yedi sektör başlığı altında listelenen uygun ekonomik faaliyetler, AB’de olduğu gibi geçiş ve kolaylaştırıcı faaliyet etiketleriyle ayrıştırılmaktadır. Çimento, alüminyum ve demir-çelik imalatı gibi emisyon azaltımı zor sektörlerin yanı sıra nükleer enerji ve fosil gaz kaynaklı elektrik üretimi de geçiş faaliyeti olarak kapsama dahil edilmektedir. Turizm, konaklama, eğitim ve sağlık gibi hizmet sektörleri de listede yer almaktadır. Asgari sosyal koruma önlemleri Uluslararası Çalışma Örgütü’nün (International Labor Organization – ILO) on temel sözleşmesi, İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi, Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı (Organisation for Economic Co-operation and Development – OECD) Çok Uluslu Şirketler Rehberi ve Birleşmiş Milletler İş Dünyası ve İnsan Hakları Rehber İlkeleri ile ulusal mevzuata uyum çerçevesinde tanımlanmıştır. Teknik tarama kriterlerinin güncellenmesinde AB’den farklı bir takvim benimsenmiştir: AB geçiş faaliyetleri için en az üç yılda bir gözden geçirme öngörürken Türkiye taslağı tüm kriterler için yıllık ve sabit takvimli bir güncelleme mekanizması kurmuştur. Ayrıca, AB’nin faaliyet bazlı ve 4 haneli NACE koduna dayanan yaklaşımı ile Türkiye’nin 6 haneli ulusal NACE sınıflaması arasındaki yapısal fark, uyarlama sürecinde ayrı bir eşleştirme çalışmasını gerekli kılmaktadır.36

Yönetmelik, kapsamını tüm kurum, kuruluş ve işletmeler olarak belirlese de raporlama yükümlülüğünü esas olarak finans sektörüne yüklemektedir. Bu yönüyle, kapsamı baştan finansal piyasa katılımcıları ve büyük şirketlerle sınırlayan AB düzenlemesinden ayrışmaktadır. Yatırım kuruluşları, portföy yönetim şirketleri, Yeşil Varlık Oranı hesaplamasına tabi bankalar ile sigorta, reasürans ve emeklilik şirketleri, 1 Ocak 2027 itibarıyla bir önceki mali yılın verileriyle raporlama yapmakla yükümlü olacaktır. Uygun ekonomik faaliyet yürüten reel sektör kuruluşları ise kendi anahtar performans göstergelerini isteğe bağlı olarak hesaplayıp raporlayabilecek; finansal kuruluşlar da gerektiğinde bu kuruluşlardan veri talep edebilecektir. Süreç Çevrimiçi Taksonomi Yönetim Sistemi üzerinden yürütülecek ve yüklenen raporların kamuoyuna açık olması esas alınacaktır. Yükümlülüğünü yerine getirmeyenlere İklim Kanunu uyarınca idari para cezası uygulanacaktır.37

Düzenleme halen taslak aşamasındadır. Doğrulama usul ve esasları belirlenmemiş olup teknik tarama kriterlerinin geliştirilmesine sektör bazlı çalışmalarla devam edilmektedir. Uygulamanın kapsamı, yükümlülüklerin kesinleşmesi ve yürürlük takvimi düzenleme sürecinin tamamlanmasının ardından netleşecektir.

Sonuç Yerine

Taksonomiler konusu tek bir cetvele veya basit bir listeye indirgenemeyecek kadar karmaşık bir yapıya sahiptir. Eksenler farklılaştıkça karşılaştırılabilirlik, uygulanabilirlik ve güvenilirlik açısından ortaya çıkan sorunlar da büyümektedir. Finans sektörünün itici güç konumunda yer aldığı yeşil dönüşümde mevcut sermayenin doğru yöne kanalize edilmesi ancak ortak bir dil, güvenilir veri ve çalışır doğrulama mekanizmalarıyla mümkün olacaktır.

Bu gerçeklikten hareketle iki temel gereklilik öne çıkmaktadır: taksonomilerin uluslararası düzeyde birlikte çalışabilir hale getirilmesi ve yerel tasarımların uluslararası standartlarla uyumlu olmakla birlikte ülke koşullarına göre şekillendirilmesi. AB modelini birebir kopyalamak yerine, AB kriterlerinden güç alarak yerel ihtiyaçlara cevap veren bir çerçeve oluşturmak daha sürdürülebilir bir yaklaşım sunmaktadır. Türkiye’de yürütülen taslak çalışmalar bu açıdan olumlu bir adım olarak değerlendirilmektedir. Bununla birlikte, taslağın uygulamaya geçirilebilmesi için gerekli teknik ve kurumsal altyapının tamamlanması beklenmektedir.

Taksonomi çalışmaları, artık “ne yapılmalı” sorusunun ötesine geçerek “nasıl birlikte çalışılmalı” sorusuna yanıt aramaktadır. Türkiye’nin girişimi bu açıdan değerli bir başlangıç noktası oluşturmakla birlikte, esas ölçüt geliştirilecek yeşil taksonominin reel sektörde ve finans sektörlerinde ne ölçüde uygulanabilir olduğu, doğru amaca hizmet edip etmediği ve bağımsız doğrulama mekanizmaları açısından ne ölçüde güvenilirlik sağlayabildiği olacaktır.

Kaynakça:

1) European Commission. (t.y.). Overview of sustainable finance. Şu adresten erişilebilir: https://finance.ec.europa.eu/sustainable-finance/overview-sustainable-finance_en. Son erişim tarihi: 24 Ağustos 2026.

2) Cambridge Dictionary. (t.y.). Taxonomy. Şu adresten erişilebilir: https://dictionary.cambridge.org/dictionary/english/taxonomy. Son erişim tarihi: 24 Ağustos 2026.

3) Ehlers, T., Gao, D. (N.) ve Packer, F.  (2021). A taxonomy of sustainable finance taxonomies. Bank for International Settlements (BIS), Monetary and Economic Department, BIS Papers No. 118. Şu adresten erişilebilir: https://www.bis.org/publ/bppdf/bispap118.pdf. Son erişim tarihi: 24 Ağustos 2026.

4) Climate Bonds Initiative. (CBI). (2026). Taxonomy 101: The building blocks of the taxonomy development and implementation process. Şu adresten erişilebilir: https://www.climatebonds.net/files/documents/publications/Taxonomy-101_English_2026.pdf. Son erişim tarihi: 24 Ağustos 2026.

5) CBI, a.g.k.

6) United Nations Environment Programme Finance Initiative. (UNEP FI). (2023). Common framework of sustainable finance taxonomies for Latin America and the Caribbean. Şu adresten erişilebilir: https://wedocs.unep.org/items/10645b97-4df6-452b-a201-66fa3f13696d. Son erişim tarihi: 24 Ağustos 2026.

7) Platform on Sustainable Finance. (2022). Final report on social taxonomy. Şu adresten erişilebilir: https://finance.ec.europa.eu/document/download/494fa7fe-5dea-4c57-bda5-59c1e3a0db49_en. Son erişim tarihi: 24 Ağustos 2026.

8) European Commission. (t.y.). EU Taxonomy Navigator. Şu adresten erişilebilir: https://ec.europa.eu/sustainable-finance-taxonomy/ Son erişim tarihi: 24 Ağustos 2026.

9) Pfaff, N., Altun, Ö. ve Jia, Y. (2021). Overview and recommendations for sustainable finance taxonomies. International Capital Market Association (ICMA), Zürih. Şu adresten erişilebilir: https://www.icmagroup.org/assets/documents/Sustainable-finance/ICMA-Overview-and-Recommendations-for-Sustainable-Finance-Taxonomies-May-2021-180521.pdf?utm_source=ICMA%20Total%20Subscribes&utm_campaign=fa800ab3d8-EMAIL_CAMPAIGN_5_18_2021_12_18&utm_medium=email&utm_term=0_74a993020a-fa800ab3d8-75741622. Son erişim tarihi: 24 Ağustos 2026.

10) CBI, a.g.k.

11) Ehlers vd., a.g.k.

12) CBI, a.g.k.

13) Pfaff vd., a.g.k.

14) Ehlers vd., a.g.k.

15) Ehlers vd., a.g.k.

16) Pfaff vd., a.g.k.

17) Ehlers vd., a.g.k.

18) CBI, a.g.k.

19) Achterfeldt, S. & Traverso, M. (2024). Classification of the EU taxonomy for sustainable activities among other sustainable finance taxonomies worldwide. Clean Technologies and Environmental Policy. Erişim adresi: https://doi.org/10.1007/s10098-025-03384-6. Son erişim tarihi: 24 Ağustos 2026.

20) ASEAN Taxonomy Board. (2025). ASEAN taxonomy for sustainable finance (Version 4). Sustainable Finance Institute Asia. Şu adresten erişilebilir: https://www.sfinstitute.asia/wp-content/uploads/2025/11/ASEAN-Taxonomy-Sustainable-Finance-V4_06Nov25.pdf. Son erişim tarihi: 24 Ağustos 2026.

21) CBI, a.g.k.

22) International Auditing and Assurance Standards Board. (2026). ISSA 5000 adoption and implementation. Şu adresten erişilebilir: https://www.iaasb.org/consultations-projects/issa-5000-adoption-and-implementation. Son erişim tarihi: 24 Ağustos 2026.

23) Pfaff vd., a.g.k.

24) Emissions-EUETS. (2021). Taxonomy technical screening criteria (TSC). Şu adresten erişilebilir: https://emissions-euets.com/legal-alert/2209-taxonomy-technical-screening-criteria-tsc. Son erişim tarihi: 24 Ağustos 2026.

25) CBI, a.g.k.

26) Sustainable Finance Taxonomy Mapper. (t.y.). Taxonomy comparison tool. Şu adresten erişilebilir: https://sustainabletaxonomymapper.org/taxonomy-mapper/economic-activity-mapper. Son erişim tarihi: 24 Ağustos 2026.

27) CBI, a.g.k.

28) European Commission. (2018). Action plan: Financing sustainable growth (COM/2018/097 final). Şu adresten erişilebilir: https://eur-lex.europa.eu/legal-content/EN/TXT/PDF/?uri=CELEX:52018DC0097. Son erişim tarihi: 24 Ağustos 2026.

29) European Commission. (t.y.). EU taxonomy navigator. Şu adresten erişilebilir: https://ec.europa.eu/sustainable-finance-taxonomy/home. Son erişim tarihi: 24 Ağustos 2026.

30) Achterfeldt ve Traverso, a.g.m.

31) Ticaret Bakanlığı. (2021). Yeşil Mutabakat Eylem Planı. Şu adresten erişilebilir: https://ticaret.gov.tr/data/60f1200013b876eb28421b23/MUTABAKAT%20YE%C5%9E%C4%B0L.pdf. Son erişim tarihi: 24 Ağustos 2026.

32) Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı. (2022). Orta Vadeli Program (2023-2025). Şu adresten erişilebilir: https://www.sbb.gov.tr/wp-content/uploads/2022/09/Orta-Vadeli-Program-2023-2025.pdf. Son erişim tarihi: 24 Ağustos 2026.

33) Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı. (2023). On İkinci Kalkınma Planı (2024-2028). Şu adresten erişilebilir: https://www.sbb.gov.tr/wp-content/uploads/2023/12/On-Ikinci-Kalkinma-Plani_2024-2028_11122023.pdf. Son erişim tarihi: 24 Ağustos 2026.

34) Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı İklim Değişikliği Başkanlığı. (2025a). Taksonomisinin Geliştirilmesine Yönelik Teknik Destek Projesi kapanış toplantısı Ankara’da gerçekleşti. Şu adresten erişilebilir: https://iklim.gov.tr/turkiye-yesil-taksonomisinin-gelistirilmesine-yonelik-teknik-destek-projesi-kapanis-toplantisi-ankara-da-gerceklesti-haber-4611. Son erişim tarihi: 24 Ağustos 2026.

35) Ticaret Bakanlığı. (t.y.). Taksonomi. Şu adresten erişilebilir: https://ticaret.gov.tr/dis-iliskiler/yesil-mutabakat/surdurulebilir-finansman/taksonomi. Son erişim tarihi: 24 Ağustos 2026.

36) Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı İklim Değişikliği Başkanlığı. (2025b). Türkiye Yeşil Taksonomisi Yönetmeliği Taslağı. Taslaklar şu adresten erişilebilir: https://iklim.gov.tr/taslaklar-i-2124. Son erişim tarihi: 24 Ağustos 2026.

37) Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı İklim Değişikliği Başkanlığı, (2025b), a.g.k.

İlke Duman Yüruç

İlke Duman Yüruç